Özet:
Amaç: Bu araştırma, rosmarinik asit ve kitosanın belirli formülasyonla bir araya getirilerek ortaya
çıkan biyoaktif bir kompozit sistem olan jel formunun yara iyileşmesi üzerindeki etkilerini
incelemeyi amaçlamaktadır.
Gereç ve Yöntem: Materyali Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Deney
Hayvanları biriminden temin edilmiş 20–24 haftalık 210-380 g ağırlığında Sprague Dawley ırkı 27
dişi rat oluşturmuştur. Her bir ratın sırt bölgesinde iki adet tam katlı yara oluşturulmuş toplam 54
yara incelenmiştir. Yara iyileşmesinin fizyolojik süreci göz önünde bulundurularak çalışma süresi
6 gün olarak belirlendi. Deney hayvanları üç gruba ayrıldı. Birinci grupta sol yara bölgesine
rosmarinik asit – kitosan karışımı (RAC), sağ yara bölgesine kitosan uygulandı. İkinci grupta sol
yara bölgesine RAC uygulanırken sağ yara kontrol olarak bırakıldı. Üçüncü grupta sol yara
bölgesine kitosan uygulanırken sağ yara kontrol olarak bırakıldı. Tüm ratlar, 10 mg/kg ksilazin ve
70 mg/kg ketamin kombinasyonu ile intraperitoneal (İP) yolla genel anestezi altına alındı. Anestezi
sonrası sırt bölgesi tıraş edilerek aseptik koşullar altında hazırlandı ve 6 mm çaplı punch biyopsi
aleti kullanılarak tam kat simetrik yaralar oluşturuldu. Deri büzülmesine bağlı ölçüm hatalarını
önlemek amacıyla yara çevresine sabitleyici süturlar atıldı. Yara alanlarının, oluşturulduğu andan
itibaren belirlenen zamanlarda fotoğrafları çekildi. Elde edilen görüntüler ImageJ programına
aktarıldı ve yara alanları poligon yöntemi ile ölçülerek mm² cinsinden kaydedildi. Histopatolojik
değerlendirme amacıyla, deneyin 3. ve 6. gününde yara bölgelerinden alınan deri örnekleri
formaldehit ile fikse edilerek parafine gömüldü, 4–5 µm kalınlığında kesitler hazırlanarak
Hematoksilen-eozin (H&E) ile boyandı ve ışık mikroskobunda incelendi. İstatistiksel analizlerde,
gruplar arası ve zamana bağlı değişimlerin değerlendirilmesi amacıyla tekrarlı ölçümlerde varyansanalizi kullanıldı; normal dağılım ve küresellik varsayımları ilgili testlerle doğrulandı ve anlamlı
farklılıklar için post-hoc analizler uygulandı.
Bulgular: Yara bölgelerinde erken dönemde minimal eritem (kızarıklık) ve ödem saptanmış olup,
bu bulgular yara iyileşmesinin fizyolojik inflamatuar evresi ile uyumlu değerlendirilmiştir. Topikal
uygulamalar süresince hiçbir deney hayvanında belirgin rahatsızlık, ağrı veya ciddi komplikasyona
işaret eden davranışsal değişiklikler gözlenmemiştir. Makroskobik değerlendirmelerde, yara
iyileşmesinin inflamatuar ve proliferatif evrelerinde gruplar arasında belirgin farklılıklar ortaya
çıkmıştır. Kontrol grubunda yara bölgesinde eksüdasyon (akıntı), renk değişiklikleri ve yara
alanında genişleme gözlenmiştir. Kitosan uygulanan grupta sınırlı kontraksiyon (büzülme) ve
ilerleyen dönemde kapanma hızında azalma belirlenmiştir. RAC uygulanan grupta ise enfeksiyon
veya belirgin eksüdasyon bulgularına rastlanmamış; granülasyon dokusunun erken ve düzenli
oluşumu ile birlikte çalışmanın 2. gününden itibaren yara alanlarının daha hızlı kapanma eğilimi
gösterdiği belirlenmiştir.
Sonuç: Rosmarinik asitin yara iyileşmesini hızlandırdığı ve iyileşme evrelerini olumlu etkilediği
gözlemlenmiştir. Yara iyileşmesinde jel olarak kullanımının umut vadeden bir tedavi seçeneği
olabileceği düşünülmektedir.