<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>2015</title>
<link>http://hdl.handle.net/11607/2434</link>
<description/>
<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 23:47:36 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-04-15T23:47:36Z</dc:date>
<item>
<title>Deve güreşi mi, deve dövüşü mü?</title>
<link>http://hdl.handle.net/11607/2520</link>
<description>Deve güreşi mi, deve dövüşü mü?
Yılmaz, Orhan; Ertuğrul, Mehmet
Deve Türk Tarihi'nde her zaman önemli olmuştur. Türkler tarafından develer geçmişte ulaşım, yük, binek,&#13;
savaşma, beslenme ve spor amaçlı kullanılmıştır. 20. yüzyılda başlayan sanayileşme ve modernleşme ile birlikte&#13;
develer önemini kaybetmiş ve günümüzde sadece spor ve turizm amaçlı kullanılmaktadır. Türkiye deve&#13;
populasyonu 2003 yılında 808 deveye kadar inmiştir. Günümüzde bu rakam 2012 yılı rakamlarına göre 1.135'dir.&#13;
Deve populasyonu çoğunlukla Batı Anadolu'da deve güreşleri amacı ile kullanılmaktadır. Deve güreşi&#13;
organizasyonları yılda 60-70 yerde develerin kızgınlık sezonunda kış mevsiminde düzenlenmektedir. Güreş&#13;
organizasyonları sadece erkekler tarafından değil, fakat bayanlar ve çocuklar tarafından da izlenmektedir. Bu&#13;
yönüyle deve güreşleri bir aile sporudur. Türkiye'den farklı olarak develer Afganistan ve Pakistan'da çoğunlukla&#13;
havut giydirilmeden ve ağızları bağlanmadan dövüştürülür. Türkiye'de ise develere havut giydirilerek ve ağzıları&#13;
bağlanarak güreş yaptırılır.; Camels were always important in Turkish History. In the past camels were used as transport, pack, ride, war, food,&#13;
th and sport animal by Turks. After industrialization and modernization since 20 century, camel lost their&#13;
importance and nowadays they are only a sport and tourism material in Turkey. Thus the camel population in&#13;
Turkey decreased to 808 in 2003. Nowadays the number is 1.315 according to data of 2012. The camel population&#13;
is mostly used for camel wrestling events in Western Anatolia. The camel wrestling events are organized about in&#13;
60-70 places annually during winter season when camels are in heat season. Wrestling events are followed by not&#13;
only men spectators but also women and children. Because of this side, camel wrestling events is a family sport.&#13;
Unlike Turkey, camels are fought in Afghanistan and Pakistan sometimes without 'havut' (packsaddle) and&#13;
muzzling. In Turkey, camels are not fought buy wrestled by applying havut and muzzling.
</description>
<pubDate>Thu, 01 Jan 2015 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11607/2520</guid>
<dc:date>2015-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Çiftlik hayvanlarında kas lifi sınıflandırma metotları</title>
<link>http://hdl.handle.net/11607/2518</link>
<description>Çiftlik hayvanlarında kas lifi sınıflandırma metotları
Şen, Uğur
Çiftlik hayvanlarında (sığır, koyun, kanatlı ve tavşan) kas lifi özellikleri et kalitesi üzerine anahtar bir rol&#13;
oynamaktadır. Lif tiplerinin kas kütlesi içerisindeki oranı etin kalitesini etkileyebilmektedir. Bu sebeple kas&#13;
kütlesi içerisindeki liflerin tip ve oranının belirlenmesi et kalitesi açısından önem arz etmektedir. Kas lifi&#13;
tiplerinin farklı sınıflandırılma metodları bulunmaktadır. Morfolojik, fizyolojik ve histokimyasal özelliklerine&#13;
göre farklılıklar gösteren kas lifi tiplerinin belirlenmesinde histokimyasal ve immunohistokimyasal boyama&#13;
teknikleri kullanılmaktadır. En güvenilir ve yaygın olarak kullanılanı histokimyasal boyama tekniğidir. Temel&#13;
olarak kas lifleri metabolik (oksidatif veya glikolitik) ve fiziksel (hızlı veya yavaş kasılma) aktivitelerine göre&#13;
sınıflandırılmaktadır. Metabolik aktivitenin belirlenmesinde succinatedehidrogenaz (SDH) veya nicotinanide&#13;
adenine dinucleotide-tetrazolium reductase (NADH-TR), fizyolojik aktivitenin belirlenmesinde adenozin&#13;
trifosfataz (ATPase) veya amylophosphorylase (AP) histokimyasal boyama yöntemleri kullanılır. Bu yöntemlere&#13;
göre belirlenen kas lifleri; Kırmızı, beyaz ve ara form; Tip A, Tip B ve Tip C; Tip I, Tip IIA ve Tip IIB-C; α-&#13;
Kırmızı, β-Kırmızı ve α-Beyaz; yavaş kasılan oksidatif, hızlı kasılan oksido-glikolitik ve hızlı kasılan glikolitik&#13;
kas lifi olmak üzere farklı gruplar içerisinde tanımlanmaktadır. Sonuç olarak etin gevrekliği ve aroması üzerine&#13;
etkili olabilen kas lifi özelliklerinin belirlenip sınıflandırılması et kalitesinin belirlenmesi açısından önem arz&#13;
etmektedir. Dolayısıyla, bu derlemenin amacı çeşitli histokimyasal boyama teknikleri kullanılarak belirlenen kas&#13;
liflerinin sınıflandırılma sistemlerini açıklamaktır.; In farm animals (bovine, ovine, poultry and rabbit), muscle fiber characteristics play a key role in meat quality.&#13;
The ratio of muscle fiber types in muscle mass can affect meat quality. For this reason, muscle fiber types and&#13;
proportions in muscle tissue are important for determination of meat quality. There are different classification&#13;
methods for muscle fibers. To determine the type of muscle fibers which have different morphological,&#13;
physiological and histochemical characteristics, histochemical and immunohistochemical staining techniques&#13;
are used. The most reliable and widely used method is histochemical staining technique. Basically the muscle&#13;
fibers are classified as metabolic (oxidative or glycolytic) and physical (fast or slow contraction) activities.&#13;
Succinatedehidrogenaz (SDH) or Nicotinanide adenine dinucleotide-Tetrazolium reductase (NADH-TR)&#13;
staining methods are also used to determine metabolic activities. Adenozin trifosfataz (ATPase) or&#13;
Amylophosphorylase (AP) staining methods are used to determine physiological activities. Classification based&#13;
on this method result in different muscle fiber groups such as; Red, white and intermediate; Type A, B and C; Type&#13;
I, IIA and IIB; α-Red, β-Red and α-White; slow-twitch oxidative (SO), fast-twitch oxido-glycolytic (FOG) and&#13;
fast twitch glycolytic (FG) muscle fibers. In conclusion the characteristics of muscle fiber that may have effect on&#13;
tenderness and flavor of meat are important to determine meat quality. Therefore the purpose of this review is to&#13;
explain classification methods by various techniques such as histochemical staining of muscle fibers to reveal the&#13;
classified system.
</description>
<pubDate>Thu, 01 Jan 2015 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11607/2518</guid>
<dc:date>2015-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Aydın bölgesinde pamukta toprak üstü ve toprakaltı damla sulama 1 uygulamalarının irdelenmesi</title>
<link>http://hdl.handle.net/11607/2517</link>
<description>Aydın bölgesinde pamukta toprak üstü ve toprakaltı damla sulama 1 uygulamalarının irdelenmesi
Özdemir, Yakup; Dağdelen, Necdet
Carmen pamuk çeşiti ile yapılan bu çalışma 2012 yılında, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi&#13;
Araştırma ve Uygulama Çiftliği arazilerinde yürütülmüştür. Bu çalışmada, pamukta topraküstü-toprakaltı damla&#13;
uygulamalarının ve farklı su düzeylerinin kütlü verimi ile bazı kalite ve agronomik özellikler üzerine etkisi&#13;
araştırılmıştır. Araştırma üç tekerrürlü ve iki faktörlü tesadüf blokları deneme desenine göre kurulmuştur.&#13;
Denemelerde topraküstü ve toprakaltı uygulamalarında A sınıfı buharlaşma kabından oluşan 8 günlük birikimli&#13;
buharlaşmanın % 25 % 50, % 75 ve % 100'ünün karşılandığı üç su düzeyi incelenmiştir. Sonuçta, damla sulama&#13;
uygulamaları ve su düzeylerinin kütlü verimini etkilediği, en yüksek verimin topraküstü sistemde yer alan ve tam&#13;
sulama suyu uygulanan S parselinden 649.4 kg/da olarak elde edilmiştir. En düşük verim ise 332.3 kg/da 100&#13;
toprakaltı damla sulamada T parselinden elde edilmiştir. En yüksek su tüketimi topraküstü sistemde yer alan ve 25&#13;
tam su alan S konusundan 705.0 mm olarak elde edilmiştir. Uygulanan sulama konularından elde edilen 100&#13;
3&#13;
sulama suyu ve su kullanım randımanı değerlerine göre; IWUE değerleri, 1.28-2.32 kg/m ; WUE değerleri ise&#13;
3&#13;
0.86-0.96 kg/m arasında değişmiştir.; The study with Carmen cotton cultivar has been conducted in the fields of the Research and Application Farm of&#13;
Faculty of Agriculture at Adnan Menderes University, during the year of 2012.This research was conducted to&#13;
determine the effect of surface-subsurface drip methods and irrigation levels on seed cotton yield and some&#13;
quality and agronomic paremeters of cotton in the field conditions. Experiment was set up out in randomized plot&#13;
design with two factors and three replications. Trials comprised two drip systems (surface and subsurface) within&#13;
each of which four different watering regimes (100, 75, 50 and 25 % of 8 − day cumulative Class-A pan&#13;
evaporation) were applied. The results revealed that drip irrigation systems and irrigation levels affected the seed&#13;
cotton yield and the highest yield was observed as 649.4 kg/da at full irrigation level of 100 % (S ) of control plot 100&#13;
of surface drip system. The lowest yield was observed as 333.2 kg/da from 25 % (T ) treatment of subsurface drip 25&#13;
system. Maximum water use was determined in the S treatment as 705.0 mm in the surface drip method. 100&#13;
3&#13;
Irrigation water use efficiency values were determined as 1.28-2.32 kg/m ; water use efficiency and values were&#13;
3&#13;
determined as 0.86-0.96 kg/m .
</description>
<pubDate>Thu, 01 Jan 2015 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11607/2517</guid>
<dc:date>2015-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Düzce yöresi su ve toprak kaynaklarının tarımsal yönden değerlendirilmesi</title>
<link>http://hdl.handle.net/11607/2516</link>
<description>Düzce yöresi su ve toprak kaynaklarının tarımsal yönden değerlendirilmesi
Özmen, Selçuk; Yıldırım, Merve; Şahin, Burhan
Düzce yöresindeki su ve toprak kaynakları tarımsal üretim yönünden büyük bir öneme sahiptir. Bununla birlikte,&#13;
bu kaynakların bilinçli bir şekilde kullanımı ve yönetimi üzerine yapılan araştırmalar yöredeki üreticiler ve bu&#13;
alandaki araştırmacılar için önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Düzce yöresi toprak ve su kaynaklarının&#13;
korunması ve geliştirilmesine yönelik yapılan araştırmalar tarımsal yönden incelenmiş olup karşılaşılan sorunlar&#13;
ve çözümlere yönelik öneriler sunulmuştur.&#13;
Araştırma sonucunda, Düzce yöresinin su ve toprak kaynakları bakımından zengin olduğu saptanmıştır. Ancak,&#13;
buna alandaki araştırmaların yetersiz olduğu belirlenmiştir. Yörede, sulama suyundan ve toprak işlemeden&#13;
kaynaklı sorunların olmadığı, ancak aşırı yağışlı dönemlerde deniz seviyesi düşük olan alanlarda tabansuyunun&#13;
artığı gözlenmiştir. Ekonomik getirisi yüksek, fındık ve mısır (silajlık+ dane) bitkileri dışında, çok sayıda&#13;
bitkilerin yetiştiriciliği yörede yer almadığı tespit edilmiştir. Buradan, su ve toprak kaynaklarının etkin&#13;
yönetimine ilişkin çeşitli araştırmaların yapılmalıdır. Ayrıca, açık alanlarda, ekonomik getirisi yüksek, yöreye&#13;
uygun, alternatif bitkilerin yetiştiriciliği için uyum çalışmalarının yapılması önerilebilir.; The soil and water resources in Düzce area have a great importance in terms of agricultural production. In&#13;
addition, the researches on the use and management of these resources consciously is important for producers in&#13;
this area and researchers in this field. In this study, the researches done with respect to the conservation and&#13;
development of soil and water resources in Düzce area were investigated in terms of agricultural; and the&#13;
suggestions about the encountered problems and solutions of these problems were presented.&#13;
As a result of this study, it was determined that the Düzce region is rich with regards to water and soil resources.&#13;
However, it was found that the researches in this area have been insufficient. In this area, there were not problems&#13;
due to the irrigation water and soil cultivation, but it was found that water table was increased in the low sea level&#13;
places during extreme rainy seasons. Various numbers of plants with high economic returns, except hazelnut and&#13;
corn (grain + silage), have not growth in the area. Due to these reasons, more studies should be done concerning&#13;
efficient use of water and soil resources. In addition, making the integration studies for alternative plant growing,&#13;
which has higher economic return and convenient for this area at the open fields, can be suggested.
</description>
<pubDate>Thu, 01 Jan 2015 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11607/2516</guid>
<dc:date>2015-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
