<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>2000 Cilt 1 Sayı 3</title>
<link>http://hdl.handle.net/11607/1997</link>
<description/>
<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 07:00:54 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-04-04T07:00:54Z</dc:date>
<item>
<title>İrritabıl barsak sendromlu hastalarda safra kesesi fonksiyonunun ultrasonografi ile değerlendirilmesi</title>
<link>http://hdl.handle.net/11607/2259</link>
<description>İrritabıl barsak sendromlu hastalarda safra kesesi fonksiyonunun ultrasonografi ile değerlendirilmesi
Ünsal, Alparslan; Akdilli, Alev; Karaoğlu, Ali Önder; Kök, Fayat; Dayanır, Yelda Özsunar; Karaman, Can Zafer
ırritabıl barsak sendomu, sadece kalın barsağı ilgilendiren motilite bozukluğu olmayıp; özofagus, ince&#13;
barsak ve hatta mesane de etkilenebilir. Değişen motilitenin nedeni belirgin olmamakla birlikte; son zamanlarda&#13;
ıBS'de otonom sinir sistemi bozukluklarının ve anormal kolesistokinin salınımının etken olabileceği&#13;
bildirilmektedir.&#13;
şubat- Haziran 1999 ayları arasında prospektif olarak yapılan bu çalışma, irritabıl barsak&#13;
sendromlu 28 hasta (5 erkek, 23 kadın; yaş ortalamaları 4311,8), 20 sağlıklı birey (13 erkek, 7 kadın; yaş&#13;
ortalamaları 29,8 10,5), toplam 48 kişi ile gerçekleştirildi. Hastalar Manning'e göre irritabıl barsak sendromu&#13;
kriterlerine uyan kişilerden seçildi. Safra koliği, sarılık ve gastrointestinal sistem cerrahisi geçirmiş bireyler&#13;
çalışma grubuna alınmadı. Hastalar, klinik değerlendirme sonrası ultrasonografik olarak incelendi. Uzun süreli&#13;
açlığı takiben yapılan ultrasonografide; safra kesesinin hacmi, duvar kalınlığı ve koledok çapı ölçüldü. Aynı&#13;
ölçümler safra kesesi kontraksiyonunun sağlandığı kırkbeşinci dakika tokluk zamanında tekrarlandı. Açlık ve&#13;
tokluk hacimlerinden safra kesesinin ejeksiyon fraksiyonu hesaplandı.&#13;
Duvar kalınlığı, koledok çapı, ejeksiyon fraksiyonu arasında iki grup arasında anlamlı farklılık&#13;
bulunmadı (p&gt;0,05).Yalnızca postprandial volüm ölçümlerinde iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark&#13;
mevcuttu (p&lt;0,05).&#13;
Çalışmamızda safra kesesinin ejeksiyon fraksiyonunda anlamlı fark saptanmamıştır. Ancak postprandial&#13;
hacimlerdeki farkın anlamlı oluşu, irritabıl barsak sendromunda safra kesesinin de etkilenebileceği görüşünü&#13;
destekleyebilir.; Colon is not the only organ affected by the irritable bowel syndrome. Oesophagus, stomach and even&#13;
urinary bladder may also be involved. The cause of the alteration of motility is not apperent, but nowadays,&#13;
autonomic nervous system disorders and abnormal release of the cholecystokinin are blamed for this disorder.&#13;
This prospective study was conducted between February and June 1999. The study&#13;
population was composed of 28 irritable bowel syndrome patients ( 5 men, 23 women; average age 43 ± 11,8&#13;
years) and 20 healthy subjects ( 13 men, 7 women; average age 29,8 ± 10,5 years). The patient group was selected&#13;
according to Manning's criteria for irritable bowel syndrome. Patients who described jaundice, biliary colic or&#13;
gastrointestinal surgery were excluded. After clinical examination, patients were evaluated with ultrasonography&#13;
following a 10 hour fasting period. Gall bladder volume, thickness of the wall and the diameter of the bile duct&#13;
were measured. Same measurements were repeated 45 minutes after a fatty meal. Ejection fraction of the gall&#13;
bladder was calculated from the fasting and postprandial volumes.&#13;
There was no statistically significant difference between the two groups in terms of wall thickness, bile&#13;
duct diameter and ejection fraction. A statistically significant difference was found between the postprandial&#13;
volumes of the patient and control groups.&#13;
In this study, no statistically significant difference was observed for ejection fraction. However, a&#13;
significant difference between postprandial volumes of patients versus controls may support the hypothesis that&#13;
gall bladder function can be affected in irritable bowel syndrome.
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2000 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11607/2259</guid>
<dc:date>2000-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Zenginleştirilmiş anne sütü (eoprotin) alan prematüre bebeklerde vücut ağırlığının değişimi</title>
<link>http://hdl.handle.net/11607/2258</link>
<description>Zenginleştirilmiş anne sütü (eoprotin) alan prematüre bebeklerde vücut ağırlığının değişimi
Ergin, Hacer; Kılıç, İlknur; Gürses, Dolunay; Sözeri, Ayşegül; Özdemir, Özmert
Bu çalışmada; eoprotinin prematüre bebeklerde vücut ağırlığı artış hızına etkisi incelendi.&#13;
Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 1999-2000 tarihlerinde Yenidoğan Yoğun Bakım&#13;
Ünitesinde yatan 26 prematüre bebek çalışmaya alındı. Onaltı prematüre bebeğe zenginleştirilmiş anne sütü, 10&#13;
bebeğe ise sadece anne sütü verildi. Eoprotin (milupa, 3 gram eoprotin; 0.6 gram protein, 11 kkal enerji&#13;
içermektedir) bebekler tam oral olarak beslenmeye başladığında 100 ml anne sütüne 3 gram olarak eklendi.&#13;
Günlük kilo alımı eoprotin verilen grupta kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulundu.&#13;
Vücut ağırlığı artış hızını arttırmak amacıyla prematüre bebeklerde eoprotin kullanılabilir.; In this study; the effect of eoprotin on the weight gain rate of preterm babies were investigated.&#13;
Twenty six preterm babies hospitalised in the Neonatal Intensive Care Unite of the&#13;
Pamukkale University Hospital between 1999-2000 were evaluated. Enriched mothers milk was given to 16&#13;
babies, while the remaining 10 had only theirs mothers' milk. Eoprotin (milupa, 3 g eoprotin; 0.6 g protein, 11&#13;
kcal) was added in a dosage of 3 grams per 100 mililiters in expressed human milk when the preterm infants began&#13;
to be fed fully enterally.&#13;
Daily weight gain in the eoprotin group significantly increased compared to the control group.&#13;
We suggest that eoprotin should be used in preterm babies to increase weight gain rate.
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2000 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11607/2258</guid>
<dc:date>2000-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Multipl myelomalı hastalarda lipid peroksidasyonu (ön çalışma)</title>
<link>http://hdl.handle.net/11607/2256</link>
<description>Multipl myelomalı hastalarda lipid peroksidasyonu (ön çalışma)
Bolaman, Zahit; Demir, Süleyman; Köseoğlu, Mehmet; Enli, Yaşar; Kadıköylü, Gürhan; Aslan, Diler
Multipl myelomlu hastalarda lipid peroksidasyonunun aktivitesini belirlemek için ön çalışma olarak&#13;
serum malondialdehit (MDA) düzeyinin ölçülmesi esasına dayanmaktadır.&#13;
On iki multipl myelomlu hasta ve onbeş sağlıklı kontrol gurubunda açlık venöz kan örneklerinden elde&#13;
edilen serum örnekleri analiz edilene dek -20 C° de donduruldu.Tümörnekler oda sıcaklığında ısıtıldı. MDA'nın&#13;
asidik ortamda tiyobarbutirik asitle oluşturduğu renk şiddeti 532 nm dalga boyunda spektrofotometrede&#13;
okunması ile yapıldı.&#13;
Multipl myelomlu hastalarda serumMDAdüzeyleri ortalama 1.51 0.16 nmol/ml, kontrol gurubunda&#13;
ise 0.97 0.11nmol/ml (p:0.0321) olarak bulundu. MDA düzeyi ile yaş, cins, paraprotein ve hafif zincir tipi,&#13;
hemoglobin düzeyi arasında ilişki yoktu (p&gt;0.05).&#13;
Serum MDAdüzeyi multipl myelomlu hastalarda kontrol gurubuna göre yüksek saptandı (p&lt;0.05). Elde&#13;
edilen sonuçlar ön değerlendirme niteliğinde olup multipl myelomlu hastalarda artmış oksidatif stresi işaret&#13;
etmektedir.; We investigated the malondialdehyde (MDA) levels as a parameter of lipid peroxidation in&#13;
patients with multiple myeloma as a preliminary report.&#13;
Fasting venous blood samples were drawn in 12 patients with multiple myeloma and 15&#13;
healthy persons. Serum was separated and frozen at -20 C°. All samples were thawed at room temperature and&#13;
MDA levels were measured by the method in which MDA reacted with thiobarbituric acid and produced a&#13;
colored complex. This colored complex was read by optic scale at 532 wavelength .&#13;
MDAlevels were 1.51 0.16 nmol/ml in patients with multiple myeloma and 0.97 0.11 nmol/ml in the&#13;
control group (P&lt;0.05). We didn't observe a significant relationship between the concentration of MDA and&#13;
age, sex, paraprotein level, light chain type and hemoglobin levels (p&gt;0.05).&#13;
Plasma MDA levels were found to be higher in multiple myeloma in comparison to control group&#13;
(p&lt;0.05). These results are a preliminary report and the higher plasma MDA levels could be an indicator of&#13;
increased oxidative stress in multiple myeloma.
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2000 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11607/2256</guid>
<dc:date>2000-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Erektil disfonksiyon tedavisinde sildenafilin etkinliği: ilk sonuçlarımız</title>
<link>http://hdl.handle.net/11607/2255</link>
<description>Erektil disfonksiyon tedavisinde sildenafilin etkinliği: ilk sonuçlarımız
Koçak, İzzet; Dündar, Mehmet; Dündar, Sema Oruç; Tekten, Tarkan
Bu çalışmada, erektil disfonksiyon (ED) tedavisinde sildenafilin etkinlik ve güvenilirliği, hastaların&#13;
ereksiyon işlevi uluslararası soru (IIEF) formuna verdiği yanıtlara göre değerlendirilmiştir.&#13;
Polikliniğimize en az 1 yıldır süren yakınmalarla başvurup ED tanısı alan, toplam 56 hasta çalışma&#13;
kapsamına alındı. Olgular Üroloji, Kardiyoloji, ve Göz Hastalıkları bölümleri tarafından incelendi.&#13;
ıntrakavernöz papaverin enjeksiyonu ve penil Doppler inceleme ile değerlendirildi. Hastalara günde birden fazla&#13;
olmamak koşuluyla 50 mg sildenafil tedavisi başlandı. 8 haftalık tedavi sonrasında tedavinin etkinliği, olguların&#13;
IIEF formuna verdikleri yanıtlardaki değişime göre değerlendirildi.&#13;
Çalışma 3 (%5.3) hastada yan etki, 4 (%7.1) hastada yetersiz cevap ve 8 (%14.2) hastada ise takipsizlik&#13;
nedeniyle toplam 41 (%73) hasta ile tamamladı. Bunlardan 29 hasta (%70.3) IIEF form 3 ve 4'e verilen yanı&#13;
tlara göre ilişki için yeterli kalitede, sürdürebilen ereksiyonun oluştuğunu bildirdi (p&lt;0.01). Sildenafil tedavisi&#13;
genelde iyi tolere edildi. Yan etkiler toplam 7 (%17) hastadaki başağrısı ve yüzde hafif kızarıklıktı. Toplam hasta&#13;
memnuniyeti%61idi.&#13;
Bu çalışma her ne kadar ED'un özgün alt guruplarına yönelik olarak düzenlenmese de sildenafil genel&#13;
olarak ED tedavisinde güvenli ve etkili bulunmuştur.; In this study, the efficacy and tolerability of sildenafil were evaluated using the self-administered&#13;
International Index of Erectile Function (IIEF) questionnaire in patients with erectile dysfunction (ED).&#13;
Fifty-six patients suffering fromEDat least one year duration were enrolled in the study. All patients&#13;
underwent a complete urological, ophtalmological and cardiac work-up, intracavernous injection of papaverine&#13;
and penile Doppler ultrasound examination. Patients were instructed to take 50 mg sildenafil as needed but not&#13;
more than one dose daily. After 8 weeks of treatment, patients were revisited and the efficacy of sildenafil was&#13;
assessed according to the changes of IIEF.&#13;
Forty-one (73%) patients completed the study the reasons for incompletion were adverse effect in 3&#13;
(5.3%) patients, insufficient clinical response in 4 (7.1%) and lost of follow-up in 8 (14.2%). A total of 29 out of&#13;
41 (70.3%) patients reported improved erections sufficient for vaginal penetration according to the responses to&#13;
questions 3 and 4 of the IIEF (p&lt;0.01). Treatment with sildenafil was generally well tolerated. The side effects&#13;
were headache and mild flushing in a total of 7 (17%) patients. The overall patient satisfaction rate was 61%.&#13;
Although the present study was not specifically designed to evaluate different subgroups of&#13;
patients with ED, sildenafil was generally found to be a safe and effective treatment option in men with ED of&#13;
various etiologies
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2000 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11607/2255</guid>
<dc:date>2000-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
