<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#">
<channel rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/1836">
<title>2008</title>
<link>http://hdl.handle.net/11607/1836</link>
<description/>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/2319"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/2317"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/2170"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/2169"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-04-20T06:04:07Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/2319">
<title>Kaynak yönetimi ve ilgili bilgi teknolojileri</title>
<link>http://hdl.handle.net/11607/2319</link>
<description>Kaynak yönetimi ve ilgili bilgi teknolojileri
Gürsoy, Harun
Saglık alanındaki akademik çalısmaların çok önemli bir bölümü arastırma yapmak ve yapılan arastırmaların&#13;
sonuçlarını yayın haline getirmek çabalarından olusur. Yayınların da büyük çogunlugu belirli sıklıklarda basılan&#13;
hakemli dergilerdir. Dergiler için yazım kurallarının standardizasyonu çabaları ülkemizde oldugu gibi dünyada da&#13;
gündemdedir.Az sayıda dergi editörünün 1978 de kurdugu grup günümüzde “ International Committee of Medical&#13;
Journal Editors ( ICMJE )” adı ile yılda bir toplanarak dergiler için metin yazım standartlarını revize etmekte ve&#13;
yayınlamaktadır .Adnan Menderes ÜniversitesiTıp Fakültesi Dergisi de yazımkurallarında bu standartlara baglıdır&#13;
ve yazarlara bilgiler sayfasında ( atıfta bulunmaktadır.&#13;
Kaynak arama hem arastırma planlanması sırasında hem de yayın haline getirirken mutlaka yapılması gereken&#13;
bir süreçtir ve çok etkin bir sekilde yapılması elzemdir . Bilimsel makaleler sıklıkla literatürde bulunan ve konu ile&#13;
ilgili bilgilere ait atıflar içerirler. Bilimsel bir metin yazarken uygun sekilde atıflar yapmak kritik öneme sahiptir ve&#13;
hem zaman hem de sabır gerektirir . Metinlerde kaynakların dahil edilmesi, deliller yardımıyla tartısmaları&#13;
dogrulamaya yardım eder. Kaynaklar, dergiler, kitaplar, konferans tutanakları, haftalık dergiler ve gazeteler, ve&#13;
internet gibi çok çesitli yerlere ait olabilirler.&#13;
Arastırma yapma, yayın haline getirme ve yayın için basvurma islemlerinin karmasıklıgı zaman zaman&#13;
akademik çabaların hayal kırıklıgı ile sonuçlanmasına neden olmaktadır . Bu derleme kaynak gösterme isleminin&#13;
temel prensipleri ve bilgi teknolojilerinin hem bu konuda, hem de kaynak arama ve saklama süreçlerinde isimizi&#13;
nasıl kolaylastırabilecegi konusundadır.
</description>
<dc:date>2008-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/2317">
<title>Minör künt travmaya bağlı diyafragma rüptürü ve herniasyon olgu sunumu</title>
<link>http://hdl.handle.net/11607/2317</link>
<description>Minör künt travmaya bağlı diyafragma rüptürü ve herniasyon olgu sunumu
Hasdemir, Oğuz; Çetinkunar, Süleyman; Yalçın, Erol; Gazioğlu, Deniz; Soylu, Serra
Künt travma sonrası diafragma rüptürü nadir görülür. Künt travma nedeniyle hospitalize edilen hastaların&#13;
ortalama % 0.8- 1.6 sında meydana gelmektedir. Bu çalısmada minor künt travma nedeniyle görülen izole&#13;
diafragma rüptürü ve ince barsak herniasyonu olan bir olgu sunulmustur. Hastada toraks bosluguna herniasyon&#13;
nedeniyle intestinal obstruksiyon mevcuttu. Minor künt travmalardan sonra ortaya çıkan izole diafragmatik&#13;
rüptüre baglı intestinal obstruksiyon olguları oldukça nadirdir.&#13;
Preoperatif dönemde izole diyafragma rüptürlerinin tanısını koymak oldukça güçtür. Künt veya penetran travma&#13;
sonrası gelisen diafragma rüptürlerinde tanı koyabilmek için bu olasılık akla gelmelidir. Geç dönemde, travma&#13;
öyküsünün arastırılması, bu tanının konmasını kolaylastıracaktır. Diyafragma yaralanmalarında tanı koymada&#13;
süpheci yaklasım, toraksın fizik muayenesi, ve akciger grafisi yararlı olacaktır.; Rupture of the diaphragm after blunt trauma is uncommon, occurring in approximately 0.8%-1.6% of patients&#13;
who are hospitalized with blunt trauma. A case of diaphragmatic rupture and intestinal herniation following a&#13;
minor blunt trauma is reported in this article. The patient experienced intestinal obstruction owing to herniation&#13;
into the thoracic cavity An isolated injury after minor blunt trauma, the cases of diaphragmatic rupture with&#13;
intestinal obstruction have been rarely reported. Isolated diaphragmatic rupture in general may be a difficult&#13;
injury to recognize during preoperative period. Following blunt or penetrating traumas, in order to diagnose&#13;
diaphragmatic ruptures, this possibility should be considered. In the later phases, questioning history of trauma&#13;
would make it an easier diagnosis.Ahigh index of suspicion, physical examinaton of the chest, and x-ray film are&#13;
helpful for diagnosis of diaphragmatic injury.
</description>
<dc:date>2008-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/2170">
<title>Hücre siklusu ve kanser</title>
<link>http://hdl.handle.net/11607/2170</link>
<description>Hücre siklusu ve kanser
Cabadak, Hülya
Hücre çogalması ve hücre siklusunun ilerlemesi büyümenin kontrolünde rolü olan genlerin ekspresyonu ile&#13;
baglantılıdır. Ökaryot hücre siklusuM(mitoz) G , S ve G fazlarından olusmaktadır. Bu süreçte hücre uyarımı ve&#13;
büyüme meydana gelir veya hücre G fazında durmaktadır. Hücre siklusunda G -S geçisinde, G -Mgeçisinde ve&#13;
metafaz-anafaz geçisinde kontrol noktaları bulunmaktadır. Hücre siklusu siklin bagımlı kinazlar (cdk, katalitik&#13;
altbirim) ve siklin (cyc, düzenleyici altbirim) tarafından kontrol edilmektedir. Hücre homeostazisi hücre&#13;
çogalması, büyümenin durdurulması ve apoptozis (programlı hücre ölümü) ile sürdürülmektedir. Hücre siklusu&#13;
içindeki olayları düzenleyen ve kontrol eden etkilesimler çok sayıda ve komplekstir. Hücre siklusunun&#13;
düzenlenmesindeki hatalar hücre bölünmesinin kontrolunun bozulmasına neden olur. Hücre siklusu kontrol&#13;
noktalarında degisimler kanser gelisimine neden olabilir. Kanser gelisiminde tümör baskılayıcı fonksiyon, DNA&#13;
onarımı ve apoptozis kritik yolaklardır.; Proliferation and cell cycle progression are linked to the expression of genes associated with growth control. The&#13;
eucaryotic cell cycle consists of an M (mitotic) phase, a G phase, the S phase and G phase. Non-dividing cells&#13;
exist at G . Cell cycle is regulated by several critical cell cycle check points These are G -S check point, G -M&#13;
check point and metaphase-anaphase check point. Cell cycle is controlled by the cycline dependent kinases (cdk,&#13;
catalytic subunit) and cyclins (cyc, regulatory subunit). Homeostasis is within a cell is regulated by the balance&#13;
between proliferation, growth arrest and apopto sis. Defects in cell cycle regulation inhibit controls for cell&#13;
division. Alterations of cell cycle check points might result in cancer. The interactions which control and regulate&#13;
the cascade of events within cell cycle are numerous and complex. Tumor supression of growth arrest, DNA&#13;
repair and apoptosis, are all critical pathways in the development of cancers.
</description>
<dc:date>2008-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/2169">
<title>Yenidoğanda nadir bir solunum sıkıntısı nedeni : akciğerlerin konjenital kistik adenomatoid malformasyonu</title>
<link>http://hdl.handle.net/11607/2169</link>
<description>Yenidoğanda nadir bir solunum sıkıntısı nedeni : akciğerlerin konjenital kistik adenomatoid malformasyonu
Türkmen, Münevver; Tanınmış, Arzu; Aydoğdu, Süleyman Ayvaz; Karaman, Can Zafer; Gürsoy, Harun
Yenidogan döneminde solunum sıkıntısı ile karsılasıldıgında, nadir olarak rastlansa da, akcigerlerin konjenital&#13;
anomalilerinin hatırlanması amacıyla bu olgu sunulmustur. Konjenital kistik adenomatoid malformasyon nadir&#13;
rastlanan ancak hayatı tehdit eden bir akciger anomalisidir. Yaklasık 25000 dogumda bir görülür. Dogumun ilk&#13;
saatlerinde baslayan solunum sıkıntısı nedeni ile yenidogan yogun bakım ünitesine sevk edilen olgunun fizik&#13;
muayenesinde solunum sıkıntısı bulguları ve pektus ekskavatus deformitesi mevcuttu. Akciger grafisinde, sol&#13;
akcigerde kaba retikülogranüler görünümü, toraks bilgisayarlı tomografisinde (BT) sol akcigerde parankim&#13;
içerisinde çok sayıda, yaygın, degisik boyutta hava kisti saptandı. BT ve akciger grafi bulguları ile konjenital&#13;
kistik adenomatoid malformasyon Tip III ile uyumlu olarak degerlendirildi. Olgu yasamının onuncu gününde&#13;
mekanik ventilatörde izlenmekte iken kaybedildi.; The aim of presenting this case is that; the congenital lung abnormalities are rare, but important of differential&#13;
diagnosis in newborn respiratory distress.The congenital cystic adenomatoid malformation is a rare but&#13;
potentially life-threatening pulmonary anomaly. It is reported 1 in 25000 pregnancies. Respiratory distress,&#13;
pectus excavatus deformity were detected in the physical examination of the infant who was accepted to our&#13;
newborn intensive care unit in the first hours of his life. In the chest X-ray there was reticulogranular appearance&#13;
in left lung and there was multiple, diffuse cysts which were in different size in lung parenchyma in the&#13;
computerize tomography (CT) examination. The signs on the CT and X-ray were accepted as a congenital cystic&#13;
adenomatoid malformation type III. The case died at his tenth day of the life during assisted mechanical&#13;
ventilation.
</description>
<dc:date>2008-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
