<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<title>Yüksek Lisans</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11607/73" rel="alternate"/>
<subtitle/>
<id>http://hdl.handle.net/11607/73</id>
<updated>2026-05-26T19:03:35Z</updated>
<dc:date>2026-05-26T19:03:35Z</dc:date>
<entry>
<title>MEME CERRAHİSİ GEÇİREN HASTALARDA PERİCARDİYUM 6 NOKTASINA BASI VE SAKIZ ÇİĞNEMENİN AMELİYAT SONRASI BULANTI, KUSMA VE ANTİEMETİK KULLANIMINA ETKİSİ: RANDOMİZE KONTROLLÜ DENEYSEL ÇALIŞMA</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11607/5470" rel="alternate"/>
<author>
<name>YÜCEER ALATAŞ, AYŞENUR</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11607/5470</id>
<updated>2026-05-18T06:57:45Z</updated>
<published>2026-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">MEME CERRAHİSİ GEÇİREN HASTALARDA PERİCARDİYUM 6 NOKTASINA BASI VE SAKIZ ÇİĞNEMENİN AMELİYAT SONRASI BULANTI, KUSMA VE ANTİEMETİK KULLANIMINA ETKİSİ: RANDOMİZE KONTROLLÜ DENEYSEL ÇALIŞMA
YÜCEER ALATAŞ, AYŞENUR
Amaç: Bu çalışma, meme cerrahisi geçiren hastalarda P6 akupresür ve sakız çiğnemenin&#13;
ameliyat sonrası bulantı, kusma ve antiemetik ilaç gereksinimi üzerindeki etkilerini&#13;
değerlendirmek amacıyla planlanmıştır.&#13;
Gereç ve Yöntem: Araştırma, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma&#13;
Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Servisinde 69 hasta (akupresür=23, sakız&#13;
çiğneme=23, kontrol=23) ile gerçekleştirildi. Veriler hasta tanıtım formu ve ameliyat sonrası&#13;
bulantı-kusma değerlendirme formu ile toplandı. Bulantı şiddeti VAS ile 0., 2., 6. ve 24.&#13;
saatlerde değerlendirildi. Verilerin analizinde Shapiro-Wilk, Kruskal-Wallis, Mann-Whitney&#13;
U, Fisher’ın Kesin testi ve Spearman korelasyon analizi kullanıldı&#13;
Bulgular: Bu çalışmada girişim 1 (akupresür), girişim 2 (sakız çiğneme) ve kontrol grupları&#13;
arasında ameliyat sonrası bulantı şiddeti, kusma sayısı ve antiemetik ilaç gereksinimi açısından&#13;
istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadığı saptandı (p&gt;0,05). Bununla birlikte, ameliyat&#13;
sonrası erken dönemde girişim gruplarında antiemetik ilaç kullanımının kontrol grubuna göre&#13;
daha düşük olduğu gözlendi. Tüm gruplarda bulantı şiddetinin zamanla azalarak ameliyat&#13;
sonrası 24. saatte ortadan kalktığı belirlendi. Ayrıca ameliyat süresi ile erken dönem bulantı&#13;
şiddeti ve taburculuk süresi arasında anlamlı ilişki bulundu (p&lt;0,05).&#13;
Sonuç: Bu çalışmada, P6 akupresür ve ameliyat sonrası sakız çiğnemenin bulantı, kusma ve&#13;
antiemetik ilaç gereksinimi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı, ancak&#13;
ameliyat sonrası erken dönemde destekleyici bir rol oynayabileceği sonucuna ulaşıldı.
</summary>
<dc:date>2026-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Deprem Bölgesinde Görev Alan Sağlık Personellerinin Verdiği Üreme Sağlığı Hizmetleri ve Yaşadığı Sorunlar</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11607/5469" rel="alternate"/>
<author>
<name>Gökçe, İbrahim</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11607/5469</id>
<updated>2026-04-01T00:00:34Z</updated>
<published>2026-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Deprem Bölgesinde Görev Alan Sağlık Personellerinin Verdiği Üreme Sağlığı Hizmetleri ve Yaşadığı Sorunlar
Gökçe, İbrahim
</summary>
<dc:date>2026-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>İzole Büyüme Hormonu Eksikliği Tanılı Çocuklarda Anne Sütü ile Beslenmenin  Büyüme ve Tedavi Yanıtı Üzerine Etkisi: Retrospektif Bir Çalışma</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11607/5466" rel="alternate"/>
<author>
<name>Altuntepe, Ayça</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11607/5466</id>
<updated>2026-03-12T01:00:34Z</updated>
<published>2026-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">İzole Büyüme Hormonu Eksikliği Tanılı Çocuklarda Anne Sütü ile Beslenmenin  Büyüme ve Tedavi Yanıtı Üzerine Etkisi: Retrospektif Bir Çalışma
Altuntepe, Ayça
Amaç: Araştırmada, İzole Büyüme Hormonu Eksikliği (İBHE) tanılı çocuklarda Anne Sütü &#13;
(AS) ile beslenmenin büyüme ve tedavi yanıtı üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. &#13;
Gereç ve Yöntem: Çalışma, 1 Ocak 2019–31 Aralık 2024 tarihleri arasında Aydın Adnan &#13;
Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi polikliniğinde &#13;
İBHE tanısı alan 0–18 yaş arası 162 hastanın dosya kayıtlarının retrospektif incelenmesiyle &#13;
gerçekleştirilmiştir. &#13;
Bulgular: Çalışmaya 3–17 yaş arası 162 İBHE tanılı çocuk dahil edilmiştir (%45,7 kız, %54,3 &#13;
erkek). %67,9’unun AS aldığı ve ortalama emzirme süresi 16,4 ± 8,6 ay bulunmuştur. AS alma &#13;
durumuna göre; tanı anındaki antropometrik ölçümler, serum IGF-1 (insülin benzeri büyüme &#13;
faktörü-1) SDS (Standart Sapma Skoru), IGFBP-3 (İnsülin Benzeri Büyüme Faktörü Bağlayıcı &#13;
Protein-3) SDS düzeyleri ve BH (Büyüme Hormonu) uyarı testi yanıtlarında anlamlı fark &#13;
saptanmamıştır (p &gt; 0,05). Yan etkiler yalnızca AS almayanlarda (%3,8) görülmüş, AS ile &#13;
ilişkisi anlamlıdır (p = 0,038). Hastaların %62,96’sında iyi yanıt (Δ boy SDS ≥ 0,5) saptanmıştır. &#13;
Yanıt gruplarında tanı anındaki D vitamini düzeyinde anlamlı fark bulunmuştur. BH kullanım &#13;
süresi arttıkça tedavi yanıtı olasılığı OR = 1,355 ile artmıştır (%95 GA: 1,026–1,791; p = 0,032). &#13;
Tanı anındaki D vitamini düzeyi ile boy SDS artışı arasında negatif yönde anlamlı ilişki &#13;
saptanmıştır (r = –0,189; p &lt; 0,05). &#13;
Sonuç: AS durumu ve süresinin İBHE tanılı çocuklarda büyüme parametreleri, biyokimyasal &#13;
değerler ve tedavi yanıtı üzerinde anlamlı bir etkisi saptanmamıştır. İlaç yan etkilerinin yalnızca &#13;
AS almayan grupta görülmesi, AS’nin tedavi toleransı üzerinde potansiyel koruyucu etkisini &#13;
düşündürmektedir. Tedavi başarısında BH kullanım süresi belirleyici bulunmuştur. Tanı&#13;
anındaki D vitamini düzeyi ile boy artışı arasındaki negatif ilişki, kapsamlı çalışmalara ihtiyaç &#13;
olduğunu düşündürmektedir.
</summary>
<dc:date>2026-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>ÇEVRE SAĞLIĞI PROGRAMI ÖĞRENCİLERİNİN YAŞLI AYRIMCILIĞI TUTUMLARININ İNCELENMESİ</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11607/5463" rel="alternate"/>
<author>
<name>Özel, Arslan Hürriyet</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11607/5463</id>
<updated>2026-03-06T01:00:35Z</updated>
<published>2026-03-05T00:00:00Z</published>
<summary type="text">ÇEVRE SAĞLIĞI PROGRAMI ÖĞRENCİLERİNİN YAŞLI AYRIMCILIĞI TUTUMLARININ İNCELENMESİ
Özel, Arslan Hürriyet
Amaç: Bu araştırmanın amacı, çevre sağlığı programı öğrencilerinin yaşlı ayrımcılığına yönelik tutumlarını ve bu tutumlarla ilişkili sosyodemografik faktörleri incelemektir.&#13;
Gereç ve Yöntem:Araştırma, kesitsel tipte olup Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Çevre Sağlığı Programı’nda öğrenim gören tüm öğrenciler (N=120) evreni oluşturmuştur. Çalışmanın örneklemini araştırmaya katılmayı kabul eden 76 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın uygulaması 10.02.2025–02.02.2026 tarihleri arasında yürütülmüştür.  Veriler, “Sosyodemografik Sorular Formu”, “Yaşlı Ayrımcılığı Tutum Ölçeği” ile toplanılmıştır. Araştırma öncesi etik kurul izni, onam ve ilgili kurum izni alınmıştır. Anket, 10 Mart 2025-10 Eylül 2025 (6 ay) tarihleri arasında uygulanmış olup anket süresi 10-15 dakikadır. Analiz öncesi veriler normal dağılım açısından Skewness-Kurtosis testleri ile değerlendirilmiş olup verilerin normal dağılıma uyduğu bulunmuştur. Tanımlayıcı istatistiklerde aritmetik ortalama, standart sapma, sayı ve yüzde dağılımları; grup karşılaştırmalarında Independent Samples t-testi ve One Way ANOVA; değişkenler arası ilişkilerde Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. İleri düzey analizlerde Aşamalı Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi (Backward Elimination yöntemi)  uygulanmıştır.&#13;
Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 20,25±3,60 olup, %61,8'i kadın, %38,2'si erkektir. Çoğunlukla çekirdek aile yapısına sahip olan katılımcıların %13,2'inin evlerinde yaşlı birey bulunmaktadır. Yaşlı Ayrımcılığı Tutum Ölçeği toplam puanı 79,91±13,53 olup, yaşlılara yönelik tutumların genel olarak orta düzeyde olumlu olduğunu göstermektedir. Diğer bir alt boyut olan "Yaşlının Yaşamını Sınırlama"da katılımcıların ortalama puanı 35,36±6,63'tür. "Yaşlıya Yönelik Olumsuz Ayrımcılık" ise düşük bir seviyede kalmıştır (16,70±4,46). Katılımcıların yaşadığı yer, aile yapısı, ebeveynlerin eğitim durumu gibi faktörler yaşlı ayrımcılığı tutumunu etkilememektedir. Ancak, büyük ebeveyniyle birlikte yaşayan katılımcılar, yaşlı ayrımcılığı tutum ölçeğinde daha yüksek puanlar almıştır. Yaş ve yaşlı ayrımcılığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.&#13;
Sonuç: Araştırma bulguları, çevre sağlığı programı öğrencilerinin yaşlı bireylere yönelik genel olarak olumlu tutumlara sahip olduğunu göstermektedir. Yaşlı bireylerle birlikte yaşama deneyiminin, yaşlı ayrımcılığına yönelik tutumları olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Bulgular, çevre sağlığı öğrencilerinin eğitim süreçlerinde gerontoloji ve yaşlılık temalı içeriklerin güçlendirilmesinin, yaş dostu hizmet sunumu açısından önemli olduğunu düşündürmektedir.
</summary>
<dc:date>2026-03-05T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
