<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<title>2012</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11607/2527" rel="alternate"/>
<subtitle/>
<id>http://hdl.handle.net/11607/2527</id>
<updated>2026-04-15T23:51:37Z</updated>
<dc:date>2026-04-15T23:51:37Z</dc:date>
<entry>
<title>Overview of the bioremediation and the degradation pathways of DDT</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11607/2608" rel="alternate"/>
<author>
<name>Cutright, Teresa</name>
</author>
<author>
<name>Erdem, Ziya</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11607/2608</id>
<updated>2016-03-19T01:00:56Z</updated>
<published>2012-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Overview of the bioremediation and the degradation pathways of DDT
Cutright, Teresa; Erdem, Ziya
DDT is a persistent pesticide that was banned in most countries due to its significant environmental and human&#13;
health hazards. Bioremediation has the potential for in-situ treatment of DDT contaminated sediment and soils.&#13;
With the right microorganisms and conditions, DDTand its primary metabolites, DDD and DDE can be degraded&#13;
into 4-chlorobenzoic acid or 4,4- dichlorobenzophenone under aerobic and anaerobic conditions, respectively.&#13;
The extent of degradation and time required will depend on the initial concentration, respiration mode and&#13;
microorganisms present. This review provides brief overview of bioremediation and discusses some of the key&#13;
degradation pathways of DDT.
</summary>
<dc:date>2012-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Sera gazı salınımlarında tarımın rolü</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11607/2607" rel="alternate"/>
<author>
<name>Kayıkçıoğlu, Hüseyin Hüsnü</name>
</author>
<author>
<name>Okur, Nur</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11607/2607</id>
<updated>2016-03-18T01:00:51Z</updated>
<published>2012-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Sera gazı salınımlarında tarımın rolü
Kayıkçıoğlu, Hüseyin Hüsnü; Okur, Nur
Atmosferdeki sera gazlarındaki (SG) artış ve neticesinde gerçekleşen iklim değişikliğinin 21.yy da önemli&#13;
etkileri olacaktır. Tarımsal faaliyetler; üç ana sera gazı olan karbondioksit (CO ), metan (CH ) ve nitroz oksit 2 4&#13;
(N O) için bir kaynak konumundadır. Tarım toprakları ise tutulan C' un biyokütle ürünlerine ve toprak organik 2&#13;
maddesine dönüştürülmesiyle, CO açısından bir havuz durumunda bulunmaktadır. Bu çalışmada, tarım 2&#13;
topraklarından sera gazlarının salınımı ve C tutulumuyla ilgili bilimsel çalışmalar derlendi ve tarımın nasıl kendi&#13;
SG yükünü azaltabileceği ile koruma tedbirleri aracılığıyla nasıl sera gazı salınımlarının azaltılabileceği üzerine&#13;
bakış açısı oluşturmaya çalışıldı. Bunun yanında tarımsal uygulamaların ve sistemlerin sera gazları salınımı&#13;
üzerine etkisi incelendi.&#13;
Tarım alanlarının CO , N O ve CH salınımlarının azaltılması yönüyle potansiyelleri yeterince iyi 2 2 4&#13;
tanımlanamamıştır. Ayrıca, öne çıkarılması gereken birçok eksiklikler de bulunmaktadır. Bunlar arasında küresel&#13;
iklimin gelecekte nasıl değişeceğine dair belirsizlikler, toprak kullanımı ve bitki örtüsü, kurak iklimlerde ve&#13;
düşük kaliteli topraklarda yetişen tek ve çok yıllık bitkilerin verim düşüklükleri ile kimyasal gübre etkinliği&#13;
sayılabilir. Bütün bunlara ek olarak, tarımın atmosfer üzerine olan net yararlarını saptayabilmek için, N2O ve CH4&#13;
gazlarının dengesi ile yaklaşık C stoğunu tahminleme metotlarının geliştirilmesi gereklidir.; The increase of greenhouse gases (GHG) in the atmosphere and the resulting climatic change will have important&#13;
st effects in the 21 century. Agricultural activity is a source for three primary GHG: carbon dioxide (CO ), methane 2&#13;
(CH ) and nitrous oxide (N O). Agricultural soils can also be a sink for CO through C sequestration into biomass 4 2 2&#13;
products and soil organic matter. In this paper; it was summarized the literature on GHG emissions and C&#13;
sequestration, provided a perspective on how agriculture can reduce its GHG burden and how it can help to&#13;
mitigate GHG emissions through conservation measures. Impacts of agricultural practices and systems on GHG&#13;
emission were reviewed.&#13;
The potential of agricultural lands for CO , N O and CH mitigation is not well recognized. Besides, there are a 2 2 4&#13;
number of shortcomings that need to be emphasized. These include the uncertainties related to future shifts in&#13;
global climate, land-use and plant cover, the poor yields of trees and crops on low fertile soils and under arid&#13;
climate conditions, mineral fertilizers efficiency. In addition, more efforts are needed to improve methods for&#13;
estimating C stocks and gas balances such as nitrous oxide (N O) and methane (CH ) to determine net benefits of 2 4&#13;
agriculture on the atmosphere.
</summary>
<dc:date>2012-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Kiraz yetiştiriciliğinde anaçların kullanımı</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11607/2606" rel="alternate"/>
<author>
<name>Eroğul, Deniz</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11607/2606</id>
<updated>2016-03-18T01:00:50Z</updated>
<published>2012-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Kiraz yetiştiriciliğinde anaçların kullanımı
Eroğul, Deniz
Dünyanın birçok ülkesinde küçük taç oluşturan, erken meyveye yatan, kritik iklim koşullarında kiraz&#13;
yetiştiriciliğine olanak veren ve değişik hastalık zararlılara dayanıklı anaç elde etmek için yoğun çalışmalar&#13;
yapılmaktadır. Bu derleme ile de günümüzde bulunan farklı kiraz anaçlarının toprak ve sıcaklık koşullarına karşı&#13;
gösterdikleri reaksiyonları, hastalık ve zararlılara karşı gösterdikleri hassasiyet, farklı anaç*çeşit&#13;
kombinasyonlarının etkileşimleri konuları ele alınarak, bu konular ile ilgili yapılan çalışmalara yer verilmiştir.; Most studies have been conducted in order to obtain a small crown forming, early fruit lying on the critical&#13;
climatic conditions and different disease, pest-resistant, rootstocks for cherry cultivation in many countries of the&#13;
world. This review presents the reaction of different cherry rootstocks to the soil and temperature conditions, their&#13;
sensitivity to diseases and pests, interactions between different type of rootstock and variety combinations.
</summary>
<dc:date>2012-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Isparta ilindeki tarımsal işletmelerin tarımsal yapısı ve mekanizasyon özellikleri</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11607/2605" rel="alternate"/>
<author>
<name>Gökdoğan, Osman</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11607/2605</id>
<updated>2016-03-18T01:00:44Z</updated>
<published>2012-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Isparta ilindeki tarımsal işletmelerin tarımsal yapısı ve mekanizasyon özellikleri
Gökdoğan, Osman
Bu araştırmada, Isparta ilindeki tarım işletmelerinin tarımsal yapı ve mekanizasyon düzeyinin belirlenerek bir&#13;
veri tabanının oluşturulması amaçlanmıştır. Örnek köy ve işletme sayısını belirlemek için tabakalı örnekleme&#13;
yöntemi kullanılmıştır. Neyman Yöntemi'ne göre 13 köy ve 124 işletme ile çalışılması gerektiği saptanmıştır.&#13;
Araştırmada kullanılan veriler 124 işletmeden yapılan yüz yüze görüşmeler ve anket yolu ile elde edilmiştir.&#13;
Anket verileri 2009 yılını kapsamaktadır. Araştırma alanında işletme başına düşen traktör adedi 0.75 ve traktör&#13;
başına düşen tarım makinesi 7.11 adet olarak bulunmuştur. Araştırma alanında ortalama traktör gücü 32.16 kW,&#13;
-1 işlenen alana düşen traktör gücü 6.17 kWha , 1,000 ha işlenen alana düşen traktör sayısı 191.99 adet, bir traktöre&#13;
düşen işlenen alan 5.21 ha, traktör başına düşen makine kütlesi 3.97 ton olarak saptanmıştır. Traktörlerin yaklaşık&#13;
% 55.91'lik bölümü 30.10-40 kW güç grubunda yer almaktadır. ışletmelere göre değişmekle birlikte, ortalama&#13;
işletme büyüklüğünün 43.50 da olduğu belirlenmiştir.; The research has been conducted to establish database determining agricultural structure and the mechanization&#13;
level of farms in Isparta province. The stratified sampling method was used to determine the number of sample&#13;
villages and farms. These are 13 villages and 124 farms were selected boned on Neyman method. The data&#13;
obtained from research were collected from 124 different farms by face to face interviews and questionnaires. The&#13;
data from questionnaires covers for the period of 2009 production season. The number of tractor per farms&#13;
surveyed in the research area was found to be 0.75 and the number of agricultural machinery per tractor was 7.11&#13;
units. In the research area, the average tractor power was determined as 32.16 kW, tractor power per cultivated&#13;
-1&#13;
area (ha) was 6.17 kWha , the number of tractor per 1,000 ha 191.99, cultivated area for each tractor was 5.21 ha,&#13;
mass of agricultural machine for each tractor was 3.97 tons. Approximately, 55.91 % of tractors were in the group&#13;
of 30.10-40 kW. It was found that average farm size, parcel per farm and parcel size were 43.50 da.
</summary>
<dc:date>2012-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
