<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <title>DSpace Collection:</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/2530</link>
    <description />
    <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 21:59:10 GMT</pubDate>
    <dc:date>2026-04-14T21:59:10Z</dc:date>
    <item>
      <title>Farklı düzeylerde kalsiyum ve fosfor içeren yumurta tavuğu karma yemlerine bor ilavesinin yumurta mineral içerikleri üzerine  etkileri</title>
      <link>http://hdl.handle.net/11607/2593</link>
      <description>Title: Farklı düzeylerde kalsiyum ve fosfor içeren yumurta tavuğu karma yemlerine bor ilavesinin yumurta mineral içerikleri üzerine  etkileri
Authors: Küçükyılmaz, Kamil; Erkek, Ramazan
Abstract: Bu çalışmada standart ve düşük düzeyde Ca ve P içeren yumurtacı tavuk yemlerine bor (0, 75 ve 150 ppm)&#xD;
ilavesinin yumurtada mineral düzeyleri üzerine etkisi incelenmiştir.&#xD;
Araştırma 46 haftalık yaşta 576 adet beyaz yumurtacı tavuk (Super Nick) ile 20 hafta sürdürülmüştür. Standart ve&#xD;
düşük düzeyde Ca ve yararlanabilir P içeren kafes tavuk yemlerine üç farklı düzeyde (0, 75, 150 ppm) bor&#xD;
katılmak suretiyle 6 farklı yem karması hazırlanarak deneme grupları oluşturulmuştur. Yeme ilave edilen bor&#xD;
miktarı arttıkça yumurta yenebilir kısmındaki bor miktarı da artmıştır. Yeme 150 ppm bor ilavesiyle yumurta&#xD;
yenebilir kısmında bor ilave edilmeyen gruba kıyasla 2.5 kat daha fazla bor birikimi saptanmıştır. Yem Ca-P&#xD;
seviyesinin düşürülmesi yumurta kabuğunda biriken bor miktarını artırmış, yumurtanın yenebilir kısmı Ca ve P&#xD;
miktarını azaltmıştır (P&lt;0.01). Düşük düzeyde Ca-P içeren yeme bor ilavesi yumurta yenebilir kısmındaki Ca ve&#xD;
Pmiktarını artırmış ve standart düzeyde Ca-Piçeren grupla benzer düzeye getirmiştir. Yem Ca-Pseviyesi ve yeme&#xD;
bor ilavesi yumurta kabuğu ve yumurtanın yenebilir kısmının kül miktarları ile Mg, Fe, Zn ve Cu miktarlarını&#xD;
etkilememiştir (P&gt;0.05).; In this study, effects of boron supplementation to layer diet containing different levels of calcium and phosphorus&#xD;
on mineral levels of egg were investigated. The experiment was lasted for 20 wk period using 576 laying hens of&#xD;
commercial white strain (Nick chick) at 46 weeks of age. Two dietary calcium and phosphorus levels (standard&#xD;
and low) and three supplemental boron levels (0, 75 and 150 ppm) were the variables in the present study.&#xD;
Consequently, 2x3 factorial arrangement was designed. As the supplemental boron dose was elevated, boron&#xD;
level in edible portion of egg was increased. The supplementation diet with 150 ppm boron induced a 2.5 fold&#xD;
increase in the boron content of edible egg portion compared with the unsupplemented group. Dietary Ca and P&#xD;
deficiency significantly increased boron in the egg shell. Decreasing the level of feed Ca-P resulted increase in&#xD;
boron accumulation in the eggshell and decreased the retention of Ca and P in the edible egg portion. Boron&#xD;
supplementation to Ca-Pdeficient diets increased Ca and Plevel in the edible egg portion, and comparable to that&#xD;
of standard Ca-P diets. Ash levels and Mg, Fe, Zn and Cu contents of the egg shell and edible egg parts were not&#xD;
influenced by diet Ca and Plevel or boron supplementation (P&gt;0.05).</description>
      <pubDate>Sun, 01 Jan 2012 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11607/2593</guid>
      <dc:date>2012-01-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
    <item>
      <title>Analysis on interaction of sculpture space user in urban environment</title>
      <link>http://hdl.handle.net/11607/2592</link>
      <description>Title: Analysis on interaction of sculpture space user in urban environment
Authors: Malkoç, Emine; Kılıçaslan, Çiğdem
Abstract: Art objects in urban environment can contribute to the liveability of areas they are located in and increase the environmental quality. Especially, sculptures are the reflection of social culture and identity and indispensable components of city environment strengthening either physical or social environmental relationships. Aydın Monument and Fig Sculpture on Izmir to Aydın main road in the border of Aydın Province were the main materials of the study. Mentioned open space sculptures and their relations with their surroundings, design principles and elements were evaluated in the scope of their interaction with environment and user. Study was carried out in four different parts; conceptual analysis, data collection, evaluation, discussion and results. In the data collection part, data about identity and qualities of Aydın Monument and Fig Sculpture was collected and evaluated considering design features, sculpture and its environmental relationship. It was stated as the result of the study that the Sculpture and Monument have the qualities which can contribute to the quality of physical environment and city image and reflect city identity and social view.; Kentsel çevrede yer alan sanat eserleri, içerisinde yer aldığı çevreyi daha yaşanabilir kılmakta ve çevre kalitesini artırmaktadır. Özellikle heykeller, gerek fiziksel gerekse toplumsal çevre ilişiklerini güçlendiren öğeler olarak, toplumun kültürünün ve kimliğinin bir yansıması olup kentlerin vazgeçilmez bileşenlerindendir. İzmir Aydın Karayolu'nun Aydın kent sınırları ile tanımlı bölümünde yer alan Aydın Anıtı ile İncir Heykeli'nin araştırma ana materyali olarak ele alındığı bu çalışmada, söz konusu açık alan heykellerinin çevreyle olan ilişkileri tasarım ilke - öğeleri çerçevesinde ele alınmış, heykel çevre insan etkileşimi sorgulanmıştır. Çalışma; kavramsal analiz, veri toplama, değerlendirme, tartışma ve öneriler olmak üzere başlıca 4 aşamada yürütülmüştür. Araştırmanın veri toplama bölümünde, Aydın Anıtı ve İncir Heykeli'nin kimlik ve öznitelik bilgilerine ulaşılmış, sonrasında her heykel tasarım özellikleri ve heykel çevre ilişkileri yönüyle değerlendirilmiştir. Arazi çalışması sonucunda, araştırmaya konu olan Aydın Anıtı ile İncir Heykeli'nin; fiziksel çevre kalitesine katkılarının yanı sıra imge oluşturabilecek özelliklere sahip olduğu, kentin kimliğini ve toplumsal bakış açısını yansıttığı belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>Sun, 01 Jan 2012 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11607/2592</guid>
      <dc:date>2012-01-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
    <item>
      <title>Makinalı hasada uygun bazı pamuk çeşitlerinde pamuk yaprakpireleri (asymetresca decedens &amp; empoasca decipiens paoli. hem.: cicadellidae)'nin popülasyon değişiminin belirlenmesi</title>
      <link>http://hdl.handle.net/11607/2591</link>
      <description>Title: Makinalı hasada uygun bazı pamuk çeşitlerinde pamuk yaprakpireleri (asymetresca decedens &amp; empoasca decipiens paoli. hem.: cicadellidae)'nin popülasyon değişiminin belirlenmesi
Authors: Dündar, Halil; Gençsoylu, İbrahim; Küçük, Habibe
Abstract: Çalışmada 2008 ve 2009 yılında makineli hasada uygun 9 farklı pamuk çeşidinde Pamuk Yaprak biti (Aphis&#xD;
gossypii Glov.) ve Pamuk Yaprak pireleri (Asymetresca decedens &amp; Empoasca decipiens Paoli)'nin popülasyon&#xD;
değişimi incelenmiştir. Çalışmada yaprak biti yoğunluğu az olmasından dolayı değerlendirmeye alınmamış,&#xD;
yaprak pireleri değerlendirilmiştir. Çalışmanın yürütüldüğü her iki yılda da Pamuk Yaprak pireleri (Asymetrasca&#xD;
decedens, Empoasca decipiens )'nin yoğunluğu mücadele eşiğinin altında olmasına rağmen, denemeye alınan&#xD;
çeşitlerden Lider pamuk çeşidinde, pamuk yaprak piresi yoğunluğunun en düşük seviyede olduğu, bunu ST 468&#xD;
ve GSN 12 çeşidinin takip ettiği, en yüksek zararlı popülasyonunun ise Nazilli 954 ve NAPA 122 çeşitlerinde&#xD;
görüldüğü belirlenmiştir.&#xD;
Tüylü çeşitlerdeki Empoasca spp. popülasyonunun diğer çeşitlere göre daha düşük seviyede olduğu görülmüştür.&#xD;
Ayrıca, en yüksek verimin tüy sayısı fazla ve zararlı yoğunluğunun düşük olduğu Lider çeşidinde görülmüştür.&#xD;
Sonuç olarak, zararlı yoğunluğunun ekonomik zarar eşiği üzerine çıkmasa da tüy miktarının zararlı yoğunluğu&#xD;
üzerinde etkili olduğu ve mücadelede önemli rol oynayabileceği düşünülmektedir.; The study was conducted between 2008 and 2009 growing seasons at the cotton research institute of Nazilli in Aydın province. In the study, the population dynamics of Aphis gossypii Glov. and Asymmetrasca decedens and&#xD;
Empoasca decipiens Paoli were observed on nine cotton varieties which were harvested by the machine. During&#xD;
the two-year study, due to low amount of A. gossypii the population was not calculated. Therefore, population of&#xD;
Empoasca spp. was studied.&#xD;
During the study even the population of A. decedens and E. decipiens was under the economic injury level, the&#xD;
lowest population was observed on Lider variety followed by ST-468 and GSN 12 varieties. On the other hand,&#xD;
more populations were observed on Nazilli 954 and NAPA122 varieties. Also, the highest yield was observed on&#xD;
Lider variety which has more hair density and low population amount. As a result, even the population was not&#xD;
reached to the economic injury level, the amount of the hair has impact on the population and should be useful&#xD;
against the insect in managment.</description>
      <pubDate>Sun, 01 Jan 2012 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11607/2591</guid>
      <dc:date>2012-01-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
    <item>
      <title>Durgun su yöntemi kullanarak çipura (sparus aurata) yumurtalarının embriyolojik gelişiminin incelenmesi</title>
      <link>http://hdl.handle.net/11607/2590</link>
      <description>Title: Durgun su yöntemi kullanarak çipura (sparus aurata) yumurtalarının embriyolojik gelişiminin incelenmesi
Authors: Çoban, Deniz; Suzer, Cüneyt; Yıldırım, Şükrü; Kırım, Birsen; Saka, Şahin; Fırat, Kürşat
Abstract: Bu çalışmada durgun su yöntemiyle, karanlık ortamda, farklı stok miktarları üzerine çalışılmıştır. Çalışmada 10&#xD;
L'lik su sirkülasyonu olmayan inkibatörler kullanılmıştır. 4 değişik stok miktarı mevcuttur. Bu stoklar 250, 500,&#xD;
750 ve 1000 yum/L'dir. Kuluçkalama işlemi yapıldıktan sonra oksijen ve sıcaklık değerleri alınmıştır. Yumurtalar&#xD;
39 saatte açılım göstermiş ve yumurtadan çıkan larvalar hacimsel metotla sayılmış ve yaşama yüzdeleri&#xD;
hesaplanmıştır. Buna göre en iyi açılım oranı 250 adet/L'ye % 92 açılım gösteren A gurubunda tespit edilmiş,&#xD;
bunu 500 adet/L'ye % 86 açılım gösteren B gurubu takip etmiştir. Açılım oranı C ve D guruplarında ise % 62 ile %&#xD;
59 arasında değişim göstermiştir. Durgun su yöntemi ile yapılan çalışmada bu açılım yüzdeleri bize stok miktarı&#xD;
artıkça açılımın düştüğünü belirtmektedir.; In this study, different stock densities were investigated at dark conditions by non-circulated method. Noncirculated&#xD;
incubators which have 10 litres-per were used and 4 different stock densities were examined in this&#xD;
study. These stock densities were 250, 500, 750 and 1000 egg/lt. Temperatures and oxygen parameters were&#xD;
th measured every hour during this study. Eggs were hatched at 39 hours. Newly hatched larvae were counted by&#xD;
'volume method' and viability rate was observed. The best results were found in group A which has 250 egg/lt&#xD;
stock density and 92% hatching rate and group B which has 500 egg/lt stock densities and 86% hatching rate. In&#xD;
group C and D, hatching rates were found 62% and 59%. These results show that when stock density is increased,&#xD;
hatching rate will decrease at same rate.</description>
      <pubDate>Fri, 01 Jan 2010 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11607/2590</guid>
      <dc:date>2010-01-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
  </channel>
</rss>

