<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/2435">
    <title>DSpace Collection:</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/2435</link>
    <description />
    <items>
      <rdf:Seq>
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/2513" />
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/2511" />
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/2510" />
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/2505" />
      </rdf:Seq>
    </items>
    <dc:date>2026-04-20T18:03:37Z</dc:date>
  </channel>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/2513">
    <title>Bitki genetik kaynakları ve tahıllardaki durumu</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/2513</link>
    <description>Title: Bitki genetik kaynakları ve tahıllardaki durumu
Authors: Altındal, Demet; Akgün, İlknur
Abstract: Genetik çeşitlilik içeren bitki genetik kaynakları son yıllarda üstün nitelikli bitki çeşitlerinin geliştirilmesi için&#xD;
gerekli hammadde niteliğindedir. Ancak bitki genetik kaynakların bitki ıslahında kullanılması erozyona neden&#xD;
olmakta ve dünya gıda güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Genetik çeşitliliğin azalması, meydana&#xD;
gelen genetik erozyonun belirlenmesi ve değerlendirilmesi birinci önceliktir. Bu nedenle genetik erozyon&#xD;
sonuçları belirlenmeli ve genetik kaynakların korunması gerekmektedir. Ülkemizde beslenme bakımından&#xD;
önemli olan tahıllar bitki çeşitliliği açısından da önemli kaynaklara sahiptir. Buğday başta olmak üzere tahılların&#xD;
korunması ve devamlılığının sağlanabilmesi için gereken önlemler yeterince alınmamaktadır. Bitki gen&#xD;
kaynakları yönünden zengin olan ülkemiz, genetik kaynakların belirlenmesi ve korunması konusunda stratejiler&#xD;
üreten ve uygulayan ülkelerden biri olmak zorundadır.; In recent years, plant genetic resources, including genetic diversity is necesary for the development of superior&#xD;
quality raw materials plant varieties However, the use of plant genetic resources in plant breeding leads to erosion&#xD;
and constitutes a serious threat to world food security. The reduction of genetic diversity, identifying and&#xD;
assessing the genetic erosion taking place is the first priority. Therefore, the results of genetic erosion should be&#xD;
determined and must be the conservation of genetic resources. Cereals which are important in nutrition in our&#xD;
country and has significant resources in terms of plant diversity. Mainly in wheat, cereals conservation and&#xD;
measures to provide sustainability are not enough. Our country is rich in plant genetic resources, therefore&#xD;
conservation of genetic resources in identifying and producing and implementing strategies must be one of the&#xD;
countries.</description>
    <dc:date>2015-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/2511">
    <title>Balık ve balık ürünlerinde biyojen aminlerin varlığı</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/2511</link>
    <description>Title: Balık ve balık ürünlerinde biyojen aminlerin varlığı
Authors: Yıldız, Pınar Oğuzhan; Kırım, Birsen
Abstract: Biyojen aminler hayvan, bitki ve mikroorganizmaların normal metabolizmasında rol alan düşük molekül ağırlıklı&#xD;
organik bazlardır. Genellikle serbest aminoasitlerin mikrobiyal enzimlerle dekarboksilasyonu sonucu&#xD;
oluşmaktadır. Bu bileşikler, insan ve hayvanlarda toksik etkiye sahip olabilmektedirler. Biyojen aminler,&#xD;
olgunlaştırma veya fermantasyon işlemleri ile üretilen çeşitli gıdalarda ve içeceklerde bulunmaktadır. Biyojen&#xD;
amin içeren gıdalar arasında balık ve balık ürünleri, et ürünleri, yumurta, peynir çeşitleri, fermente sebzeler ve&#xD;
soya fasulyesi ürünleri, bira ve şarap yer almaktadır. Biyojenik aminler kimyasal olarak alifatik (putresin,&#xD;
kadaverin, spermin, spermidin), aromatik (tiramin, feniletilamin) ve heterosiklik (histamin, triptamin) yapıda&#xD;
olabilirler. Balık kasında en sık bulunan aminler histamin, kadaverin ve putresindir. Bu derlemede, biyojenik&#xD;
aminlerin önemi ve bunların balık ve balık ürünlerinde oluşumu üzerinde durulmuştur.; Biogenic amines are low molecular organic bases in normal metabolisms of animal, vegetable and&#xD;
microorganisms. These amines are formed by decarboxylation of free amino acids with microbial enzymes.&#xD;
These compounds can have toxic efffects in human and animal. Biogenic amines, produced by ripening or&#xD;
fermentation processes are in various foods and beverages. Biogenic amines such as fish, fish products, meat&#xD;
products, eggs, cheese, fermented vegetables, soy bean products, beer and wine are available. The chemical&#xD;
structure of bioljenik amines aliphatic (putrescine, cadaverine, spermine, spermidine), aromatic (tyramine,&#xD;
phenylethylamine) and heterocyclic (histamine, tryptamin) are vary. Most commonly amines are histamine,&#xD;
cadaverine and putresin in fish muscle. In this review, significance on the biogenic amines and the formation this&#xD;
amines of in fish and fish products were examined.</description>
    <dc:date>2015-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/2510">
    <title>Fitopatoloji laboratuvarında sterilizasyon ve dezenfeksiyon yöntemleri</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/2510</link>
    <description>Title: Fitopatoloji laboratuvarında sterilizasyon ve dezenfeksiyon yöntemleri
Authors: Özyılmaz, Ümit
Abstract: Sterilizasyon ve dezenfeksiyon işlemi tüm mikrobiyolojik çalışmaların temelini oluşturmaktadır. Fitopatoloji&#xD;
laboratuvarında, bu işlemlerden özellikle fungal ve bakteriyel etmenlerin bitkiden izolasyonu, çoğaltılması, saf&#xD;
kültürlerinin elde edilmesi, tanılanması ve diğer bütün testlerde ön koşul olarak yararlanılmaktadır. Gerek yanlış&#xD;
sterilizasyon yönteminin seçilmesi, gerekse uygun koşulların elde edilememesinden dolayı sterilizasyon&#xD;
amacına ulaşamamakta ve bazen de bu durumun farkına bile varılamamaktadır. Hatta insan sağlığı açısından risk&#xD;
de oluşturmaktadır. Bu nedenle sterilizasyonun amacına ulaşılabilmesi için doğru yöntemin ve doğru koşulların&#xD;
uygulanması son derece önemlidir. Sterilizasyon amacıyla kullanılan en yaygın yöntemler; kuru ve nemli yüksek&#xD;
sıcaklıklar, UV ışınlar ve bazı kimyasallardır. Bu çalışmada, malzemelerin veya maddelerin doğru yöntemler ve&#xD;
koşullar altında sterilize edilmesi, uygulamaların insana olabilecek zararları da göz önünde tutularak&#xD;
derlenmiştir.; Sterilization and disinfection processes are fundamental to all microbiological studies. In Phytopathology&#xD;
laboratories, Isolating microorganisms especially fungal or bacterial pathogens in plants, obtaining pure cultures,&#xD;
growing and identification of them and carrying out all other tests are based on these methods. Selecting wrong&#xD;
sterilization methods and applying inappropriate conditions are hard to achieved success, in some cases this&#xD;
situation is even noticed. In fact constitutes a risk to human health as well. Therefore, in order to reach success,&#xD;
chosen the right method and right condition are extremely important. In sterilization, dry and wet high&#xD;
temperatures, UV rays and some chemicals are the most widely used methods for this purpose. In this study, right&#xD;
methods and conditions for sterilization of materials are reviewed while consider its probable health risk to&#xD;
human.</description>
    <dc:date>2015-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/2505">
    <title>Mısırda kükürt uygulamasının vegetatif ve generatif olum süreslerine, büyüme derece gün değerleri ile tane mineral içeriğine etkisinin belirlenmesi</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/2505</link>
    <description>Title: Mısırda kükürt uygulamasının vegetatif ve generatif olum süreslerine, büyüme derece gün değerleri ile tane mineral içeriğine etkisinin belirlenmesi
Authors: Koca, Yakup Onur; Erekul, Osman
Abstract: Bu çalışmanın amacı farklı dozlarda ve farklı uygulama zamanlarında uygulanan kükürt’ün mısırın gelişimine&#xD;
olan etkisinin belirlenmesidir. Buna ek olarak kükürt'ün mısır tanesinde mineral içeriğine olan etkisi de&#xD;
incelenmiştir. Bunun için 2013 ve 2014 yıllarında kurulan çalışma Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi&#xD;
deneme tarlalarında yürütülmüştür. Çalışmada 7 melez mısır çeşidi (İnove, Calipso, Miami, İndaco, Locroso,&#xD;
31G98 ve Lacasta) kullanılmıştır. Kükürt uygulama formu elementer toz kükürt şeklinde olmuştur. Uygulama&#xD;
miktarı ise baz doygunluğuna göre katyon değişim kapasitesi hesaplanarak pH'yı bir birim düşürebilmek için&#xD;
gereken miktar “doz 1” olarak tanımlanmış ve bunun iki katı “doz 2” olarak belirlenmiştir. Buna göre kükürt&#xD;
uygulama şekilleri; “standart” (hiç kükürt uygulanmamış standart gübreleme N,P,K yapılmış), “Uyg.1” (ekimde&#xD;
doz 1 uygulaması), “Uyg.2” (ekimde doz 2 uygulaması), “Uyg.3” (ekimden yaklaşık 2 ay önce doz 1 uygulaması)&#xD;
ve “Uyg.4” (ekimden yaklaşık 2 ay önce doz 2 uygulaması) olarak planlanmıştır. Tüm bunlara ek olarak hiç gübre&#xD;
verilmemiş “kontrol” parselleri de kurulmuştur. Deneme sonucunda bitkilerin vejetatif ve genaratif dönem için&#xD;
elde edilen büyüme derece gün (BDG) değerleri, tanede çinko (Zn), mangan (Mn), demir (Fe), bakır (Cu)&#xD;
miktarları incelenmiştir.&#xD;
Elementer kükürt mısırın vejetasyon süresini uzatmıştır. Özellikle generatif olum süresini uzatmış ve hesaplanan&#xD;
BDG değerlerini etkilemiştir. Çalışmanın sonucunda S dozlarının, uygulama zamanlarının ve interaksiyonunun&#xD;
tanede Zn, Mn, Fe, ve Cu oranları üzerine önemli etkileri saptanmıştır. En yüksek tanede Zn miktarı kontrol&#xD;
uygulamasında, Mn ve Fe miktarları Uyg2.'de ve Cu miktarı ise Uyg4.'de ölçülmüştür.; The purpose of the study was investigated effect of different sulfur doses and application dates on corn plant&#xD;
growing. Besides the sulfur effects on content of mineral rate of corn seed is also determined. Experiment was&#xD;
conducted Adnan Menderes University, on the experiment field of Agriculture Faculty. Seven maize hybrids&#xD;
(Inove, Calipso, Miami, Indaco, Locroso, 31G98 and Lacasta) were selected to materials of the study. Application&#xD;
doses of sulfur were determinate with calculating cation exchange capacity as “dose 1” which to reduce a unit of&#xD;
pH and “dose 2” which to reduce two unit of pH. According to these doses, field practices were applied “standard”&#xD;
-1 -1 -1 [(no sulfur application and only standard fertilization (210 kg.ha N, 60 kg.ha P O , 60 kg.ha K O)], “ App.1” 2 5 2&#xD;
(standard fertilization and dose 1 application on planting time), “App.2” (standard fertilization and dose 2&#xD;
application on planting time), “App.3” (standard fertilization and dose 1 application before 8 week of planting&#xD;
time), “App.4” (standard fertilization and dose 2 application before 8 week of planting time) and control (no&#xD;
application). Growing degree days (GDD) values were measured of vegetative and generative stages. In addition&#xD;
content of Zn, Mn, Fe, Cu values were measured.&#xD;
S element effected corn growing period length especially generative period and calculating GDD values. The&#xD;
results of this study indicated that different S levels and application date and their interactions had statistically&#xD;
affected Zn, Mn, and Fe and Cu ratio of grain. It was measured that the highest Zn rate on the control parcel.&#xD;
Similarly the highest Mn and Fe rate were measured on the App2. and the highest Cu rate on the App4.</description>
    <dc:date>2015-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
</rdf:RDF>

