<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/2308">
    <title>DSpace Collection:</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/2308</link>
    <description />
    <items>
      <rdf:Seq>
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/2351" />
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/2349" />
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/2348" />
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/2345" />
      </rdf:Seq>
    </items>
    <dc:date>2026-04-22T17:28:22Z</dc:date>
  </channel>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/2351">
    <title>Yenilenebilir enerjiye yönelik teşvikler ve Türkiye</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/2351</link>
    <description>Title: Yenilenebilir enerjiye yönelik teşvikler ve Türkiye
Authors: Yılmaz, Olcay; Hontunluoğlu, Hakan
Abstract: Dünya genelinde her geçen gün artan şehirleşme ve endüstrileşmeye paralel olarak insanlığın enerji ihtiyacı dönüşerek artmıştır. Eskiden güneşte su ısıtma, değirmende yiyecekleri işleme tabi tutma, günümüzde biyoyakıt denen ağaç artıklarıyla ısınma ve yemek ihtiyaçlarını karşılayabilen insanoğlunun sanayileşmenin yanında temel ihtiyaçları karşılamadaki enerji gereksinimi de boyut değiştirmiştir. Bu durum da tabiatın doğal akışından istifade edilerek kazanılan enerji kaynaklarının yetersiz kalmasına neden olmuş ve insanoğlu yenilenemeyen fosil kaynaklara yönelmiştir. İnsanoğlunun bu sonsuz ve giderek artan enerji ihtiyacına sürdürebilir olmayan ve geçici çözümler bulması; perde arkasında küresel ısınma ve muazzam çevre kirlilikleri gibi doğal felaketlerin yanı sıra toplumlararası çatışma ve savaşlara sebebiyet vermiştir. Tüm bu felaketlerin ötesinde; giderek gelişen teknoloji ve bilimsel çalışmalarla bu sonlu kaynakların rezervlerinin ortaya konması ve bu kaynakların kısa süre sonra biteceği gerçeği insanoğlunu yeni arayışlara itmiştir.&#xD;
Günümüzde ise fosil enerji kaynaklarının neden olduğu olumsuzluklara ek olarak her geçen gün artan enerji talebinin, daha sağlıklı, daha güvenilir ve daha kesintisiz sağlanması açısından yenilenebilir enerji gündeme gelmiştir. Yenilenebilir enerjinin tükenmez olması, kendini devamlı yenileyebilmesi, doğayla uyumlu çevre dostu olması ve en önemlisi gelişen teknolojiyle birlikte en çok endişe edilen yüksek ilk maliyet sorununun çözüme kavuşturulabilir olması bu kaynaklara olan talebi ve yatırımları arttırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması için uygulanan teşvik ve destekleme mekanizmalarını ve bu destekleme mekanizmalarının enerji üretim miktarlarına ve ülke ekonomisine olan etkilerini test etmektir.; In parallel with the urbanization and industrialization on increase worldwide, the energy need of man has also increased while it is getting transformed. Old practices like heating up water under the sun, processing food in the mill, heating through tree remnants which are called biofuels nowadays and supplying for nutrition have also changed dimension as the energy need for the fulfillment of basic needs transformed through industrialization. This situation resulted in the insufficiency of the energy resources gained through the exploitation of the ordinary course of nature and people turned towards the non-renewable fossil resources. The fact that people have found unsustainable and temporary solutions to this growing energy need caused not only natural disasters like global warming and immense pollutions to the environment in the background, but also disagreements and wars among societies. Beyond all these catastrophes, the fact that developing technology and scientific researches revealed the reserves for these limited resources and that these recourses will come to an end in the near future encouraged people to look for new ways. Today the renewable forms of energy are on the agenda in order to dispel the energy need in a more healthy, safe and sustainable way and also make up for the negative effects of the fossil energy resources. The fact that renewable energy is limitless, capable of refreshing itself, eco-friendly and most importantly the fact that it solves the problem of expenditure has increased the demand and investments in these resources. The aim of this research is to test the incentive and support mechanisms applied in order to spread the use of renewable energy in Turkey and their impacts on the quantity of generated energy and country’s economy.</description>
    <dc:date>2015-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/2349">
    <title>XVIII. yüzyılda rodos’un sosyo-ekonomik, dinî ve kültürel durumu</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/2349</link>
    <description>Title: XVIII. yüzyılda rodos’un sosyo-ekonomik, dinî ve kültürel durumu
Authors: Çelik, Bülent; Ünen, Uğur
Abstract: Cezâyir-i Bahr-i Sefîd Eyâleti içindeki sancaklardan biri olarak Rodos Adası, donanmanın deniz seferleri için&#xD;
merkezi bir geçiş noktasıydı.&#xD;
Rodos, gemi yapımı ve tamiri; ayrıca sürgün edilen devlet adamlarının gönderildiği önemli bir yerdi.&#xD;
Türkler ve Yahudiler sadece kale içindeki şehirde yoğundu. Rumlar nüfus olarak köylerde çoğunluktaydı.&#xD;
Adada genel olarak Kanuni Vakfı’nın etkisi ve üstelik Müslüman hayırseverler vardı. Hristiyanlar ve Museviler&#xD;
kendi cemaatleri içinde oldukça serbest yaşamıştı. Üstelik Yahudiler cemaat içi yapılanmalarında bir esnaf&#xD;
teşkilatı oluşturmuşlardı.&#xD;
Rodos’ta halktan çeşitli vergiler alınmıştı. Ada, tımar birimlerine ayrılmıştı. Adada iktisadî durum bir kanunnâme&#xD;
ile düzenlenmişti.; Rhodes Island was a central transit point for the maritime campaigns of the navy as one of the sanjaks in the State&#xD;
of Cezâyir-i Bahr-i Sefîd.&#xD;
Rhodes was an important place for shipbuilding and repair; also that sent of the exiled statesmen.&#xD;
Turks and Jews only were dense in the town that inside of the castle. Greeks were the majority as the population&#xD;
in villages.&#xD;
There was generally the influence of Kanuni Foundation and besides Muslim benefactors in Rhodes. Christians&#xD;
and Jews had lived as fairly unrestricted in their communities. Furthermore Jews had formed an artisan&#xD;
organization in the structuring that within their community.&#xD;
It was taken the assorted taxes from the people in Rhodes. The island was divided into the fief units. The&#xD;
economic situation was arranged with a code in the island.</description>
    <dc:date>2015-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/2348">
    <title>Türk bankacılık sektörü için karşılaştırmalı performans analizi</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/2348</link>
    <description>Title: Türk bankacılık sektörü için karşılaştırmalı performans analizi
Authors: Acar, Mehmet Fatih; Erkoç, Taptuk Emre; Yılmaz, Bülent
Abstract: Ulusal ve uluslararası ekonomilerde finansal aracılık faaliyetlerinin vazgeçilmez unsuru olan bankalar, Türkiye’nin de finansal pazarında önemli roller oynamaktadırlar. Dolayısıyla bankaların etkin ve verimli çalışmaları sadece kendileri için değil aynı zamanda müşterileri ve ülke ekonomisi açısından da çok önemlidir. Bu çalışmada, Veri Zarflama Analizi yöntemi ile Türkiye’de faaliyet gösteren belirli bankaların etkinlik puanları hesaplanmıştır. Analizlerde girdi olarak bankaların şube sayısı, personel sayısı ve toplam aktifleri, çıktı olarak ise kar ve toplanan mevduat göz önünde bulundurulmuştur. İlgili veriler kurumların 2009-2013 yılları arasındaki bilgilerinden oluşmaktadır. Bankalar sahiplik durumlarına ve işleyişine göre yerli ve yabancı özel bankalar ile kamu ve katılım bankaları olmak üzere dört grupta toplanmıştır. Analiz sonuçlarına göre en etkin banka grubu kamu bankaları olmuştur ve bunu sırasıyla yerli-özel bankalar, katılım bankaları ve yabancı-özel bankalar izlemiştir. Ayrıca çalışmada, etkinlik analizi sonuçları Türkiye ekonomisi açısından değerlendirilmiştir.; Banks are the important part of financial sector in Turkish economy like international ones. Therefore efficiency of banks are important not only for them but also for their customers and national economy. In this study, efficiency scores of some banks in Turkey are calculated with Data Envelopment Analysis. For this research inputs are the number of personnel, the number of branch and total assets; also outputs are profit and total deposits. This information are related with during 2009-2013 period. According to ownership and process, banks are classified as public, domestic-private, foreign-private and participation ones. Results show that the most efficient banking group is public, then domestic-private, participation and foreign-private banking groups, respectively. Additionally, outcomes are discussed in terms of Turkish economy.</description>
    <dc:date>2015-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/2345">
    <title>Ahdî-i bağdâdî’nin yayımlanmamış şiirleri III (ö. 1002/1593-94)</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/2345</link>
    <description>Title: Ahdî-i bağdâdî’nin yayımlanmamış şiirleri III (ö. 1002/1593-94)
Authors: Gültekin, Hasan
Abstract: Ahdî, Gülşen-i Şu’arâ adlı tezkiresi ile bilinen aynı zamanda şiirleri de bulunan 16. asrın tanınmış şair ve yazarlarındandır. Asıl adı Gelibolulu Âlî ve Beyanî’ye göre Ahmed, Âşık Çelebi ve Riyazî’ye göre Mehdî’dir. Ahdî kendi tezkiresinde adını Ahdî ibnü Şemsî-i Bağdâdî olarak kaydetmiştir. Bağdatlı olan Ahdî’nin doğum tarihine dair herhangi bir kayıt yoktur. Tezkiresi’nin sebeb-i te’lîf kısmında verdiği bilgiye göre Hüsrev adlı şair arkadaşı ile Anadolu’ya gitmeye karar vermiş, bir süre Anadolu’nun çeşitli yerlerini gezdikten sonra İstanbul’a gelmiştir. Ahdî, güzel sözlerle övdüğü İstanbul’da uzun süre kalmış ve bu süre içinde dönemin ünlü şairleri, âlimleri, sanatkârları ve devlet büyükleri ile tanışıp sohbetlerine katılmıştır. İstanbul’dan ayrılmaya karar verdiğinde tanıştığı ve görüştüğü şair, âlim, sanatkâr ve devlet adamlarının biyografilerini içeren bir tezkire kaleme almak fikri aklına gelmiştir. Eserini yazmış ve Şehzade Selim’e Kütahya’da sunduktan sonra da Bağdat’a geri dönmüş, uzun bir süre burada yaşadıktan sonra vefat etmiştir.Ahdî’nin elimizde bulunan şiirleri onun Türk diline hâkim olduğu kadar Farsçaya da hâkim olduğunu, bu dili kullanarak da zorlanmadan şiir yazabildiğini gösterir. Mürettep bir divanı olup olmadığı hakkında kaynaklarda bilgi bulunmaktadır ve kütüphanelerde de divan nüshasına henüz rastlanmamıştır fakat bir divançe oluşturacak kadar şiiri değişik yazmalarda yer almaktadır. Şiirlerinin bir kısmı da kendi tezkiresinde bulunmaktadır. Ayrıca Hasibe Mazıoğlu ve Zülfü Güler, değişik yazmalarda Ahdî’ye ait buldukları şiirleri yayımlamışlardır. Bu makale ile biz de Mecmû’a-i Nezâyir adlı elyazması bir nazire mecmuasında bulunan ve Ahdî’nin nazire olarak yazdığı on sekiz gazelini bilim âlemine duyuruyoruz.; Ahdi known for his biographical book called Gülşen-i Şuara. He is a 16th century poet and author. According to sources the real name is Ahmed or Mehdi. Ahdi has recorded his name in their work Gülşen-i Şuara asAhdi ibnü Şemsi-i Baghdadi. He is from Baghdad and there is no record of Ahdi’s birthday. According to the information given in Gülşen-i Şuara he decided to go to Anatolia with his poet friend Hüsrev and has arrived in Istanbul for a while after visiting various parts of Anatolia. Ahdi liked Istanbul very much and in which remained a long time. During this time he met with the famous poet and scholar and statesmen and artists in Istanbul. Then whenhe decided to return to Baghdad he thought of writing a biographicalbook about Turkish poets. He wrote his work Gülşen-i Şuara and presented itPrince Selim II in Kütahya and than he returned to Baghdad and then died after living here for a long time. Ahdi’s poems that we have indicates that he knows the Turkish language very well.There is no information about whether Divanin the sources andalso a copy of his Divan has not yet been found in libraries but there is enough his poem thatlocated in different manuscriptsto create Divance. There are also a part of his poems in his work Gülşen-i Şuara.In addition Hasibe Mazıoglu and Zülfü Güler also previously published Ahdi’s another poems that located in different manuscripts. In this article I also have published eighteen Ahdi’s poem that his this poeems is nazire that these nazires are situaed in the Mecmua-i Nezayir that is a manuscript.</description>
    <dc:date>2015-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
</rdf:RDF>

