<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/1803">
    <title>DSpace Collection:</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/1803</link>
    <description />
    <items>
      <rdf:Seq>
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/1889" />
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/1887" />
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/1876" />
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/1875" />
      </rdf:Seq>
    </items>
    <dc:date>2026-04-14T23:15:07Z</dc:date>
  </channel>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/1889">
    <title>Tako-tsubo kardiyomiyopati: literatür derleme</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/1889</link>
    <description>Title: Tako-tsubo kardiyomiyopati: literatür derleme
Authors: Ceyhan, Ceyhun; Turgut, Hülya
Abstract: Tako-tsubo sendromu koroner arterlerinde anlamlı darlık olmayan kiside, sol ventrikül apikal kısmının, geçici&#xD;
balonlasması ile karakterize bir sendromdur. Ampulla kardiyomiyopatisi, insan stres kardiyomiyopatisi, kırık&#xD;
kalp sendromu da denmektedir. Daha çok postmenapozal kadınlarda görülmektedir. Patogenezde stres faktörleri,&#xD;
artmıs adrenerjik aktivite, uzamıs stunned miyokardiyum, hipertansiyon, kronik obstrüktif akciger hastalıgı&#xD;
(KOAH), azalmıs östrojen seviyesi, küçük damar hastalıgı, miyokardit, miyokardın yag asidi metabolizmasının&#xD;
yetersiz olması öne sürülmüstür. Hastaların öyküsünde semptomlar baslamadan önce genellikle stresli fiziksel,&#xD;
duygusal olaylar mevcuttur. Hastalık klinik olarak nadiren asemptomatik seyredebilir. Gögüs agrısı, dispne,&#xD;
senkop gibi semptomlar görülebilir. Kalp yetmezligi, supraventriküler ve ventriküler aritmiler olusabilir. EKG&#xD;
bulguları miyokard enfarktüsü ile benzer. Anteriyor derivasyonlarda ST segment yükselmesi,Tdalga negatifligi,&#xD;
QT mesafesi uzaması, nadiren geçici patolojik Q dalgası olusumu gözlenebilir. Ekokardiyografide tipik olarak&#xD;
antero-apikal akinezi veya diskinezi gözlenir ve günler-haftalar arasında tamamen düzelir. Koroner anjiyografide&#xD;
koroner arterlerde anlamlı darlıklar gözlenmez. Ventrikülografide anteroapikal balonlasma ile bazal&#xD;
segmentlerde kontraktilite artısı saptanır. Manyetik rezonans görüntüleme (MRG), ekokardiyografi gibi bölgesel&#xD;
duvar hareket bozuklugunu göstermede yararlı olabilir. TTK tedavisi ile ilgili kesinlesmis bir kılavuz&#xD;
bulunmamaktadır. Tedavi az sayıdaki olgu serilerine dayanılarak yapılmaktadır ve destek tedavisi seklindedir.&#xD;
Koroner anjiyografi yapılamayan merkezlerde akut koroner sendrom tedavisi verilmelidir. Prognozu iyi olan&#xD;
sendromun tekrarlama olasılıgı mevcuttur.Tekrarı önlemek amacıyla beta bloker ilaçlar verilebilir.; Tako tsubo cardiomyopathy is characterized by transient left ventricular apical balooning without significant&#xD;
coronary artery stenosis. It is also referred as Ampulla cardiomyopathy, Human stress cardiomyopathy, Broken&#xD;
heart syndome. It has been described in postmenopausal females with a recent history of physical or emotional&#xD;
stress. In the pathogenesis there are physical stress, stunned myocardium, hypertension, increased adrenergic&#xD;
activity , chronic obstructive pulmonary disease , decreased serum estrogen levels, myocarditis, impairment in&#xD;
fatty ascites metabolizm of myocardium, impairment in multivessel microcirculation. The clinical presentation is&#xD;
usually chest pain, dyspnea , syncope, ,heart failure . supraventricular and ventricular arythmias .In some cases it&#xD;
is asymptomatic . ST segment elevation, T wave inversion, QT interval prolongation, may be detected in&#xD;
electrocardiography which mimics myocardial infarction. Echocardiography shows anteroapical akinezis or&#xD;
diskinesis. Significant coronary artery stenosis is not detected on coronary angiography. Ventriculography&#xD;
demonstrates anteroapical balooning and hypercontractility of basal segments. MRI (Magnetic Resonance&#xD;
Imaging ) shows left ventricular mid and apical diskinezis like echocardiography.MRI is useful in diagnosis of&#xD;
TTC.There is no guideline for the treatment ofTakotsubo cardiomyopathy. The treatment is generally supportive&#xD;
according to few cases. In hospitals which coronary angiography can not be performed, patients should be treated&#xD;
like patients with myocardial infarction . Beta bloker agents should be given in order to prevent recurrences. The&#xD;
prognosis is generally favorable.</description>
    <dc:date>2010-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/1887">
    <title>Bir üniversite hastanesinde doğum yapan kadınların doğum öncesi bakım alma durumu ve etkileyen faktörler</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/1887</link>
    <description>Title: Bir üniversite hastanesinde doğum yapan kadınların doğum öncesi bakım alma durumu ve etkileyen faktörler
Authors: Pirinçci, Edibe; Polat, Aytaç; Köroğlu, Ayşe; Kumru, Selahattin
Abstract: AMAÇ: Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği 'ne başvurarak doğum yapan&#xD;
Kadınların doğum öncesi bakım alma durumları ve etkileyen faktörleri incelemek amacıyla yapılmıştır.&#xD;
GEREÇ VE YÖNTEM: Kesitsel ve tanımlayıcı bir araştırma olup Ocak-Mart 2008 tarihlerinde doğum yapan&#xD;
298 kadına anket uygulanmıştır. Anket uygulaması yüz yüze görüşme tekniği ile gerçekleştirilmiştir. Veriler&#xD;
DÖB hizmetinin niceliğinin “yeterli” veya yetersiz” ve DÖB hizmetinin niteliği ile ilgili bilgi elde edilmiştir.&#xD;
BULGULAR: Araştırmaya alınan 298 evli kadının yas ortalaması 29.19±6.28 yıl olup, %44.3'ü de ilkokul&#xD;
mezunudur. %87.6'sı çekirdek aile, %12.4' ü geniş ailedir. Kadınların %31.2'si 2-3 gebelik geçirmiş iken %15.5'i&#xD;
altı ve daha fazla gebelik geçirmiştir. Araştırmaya alınan kadınların hepsi doğum öncesi bakım almıştır.&#xD;
Kadınların %57.0' si yeterli sayıda DÖB hizmeti almıştır. DÖB nicelik ve nitelik puanını etkileyen faktörler&#xD;
olarak yas, yerleşim yeri, aile tipi, eğitim durumu, eslerinin eğitim durumu, meslek, gebelik sayısı, gebeliğinin&#xD;
istemli oluşu tespit edilmiştir(p&lt;0.001).DÖB nitelik puanına göre DÖB hizmeti alan gebelerin %7.0'si 1-2 puan,&#xD;
%24.8'i 3-4 puan, %68.1'i ise 5-6 puan almıştır. Bu gebeliğinde en az bir kez; %98'inin tansiyonun ölçüldüğünü,&#xD;
%98.7'sinin çocuk kalp sesinin dinlendiğini, %87.9'unun kan sayımı yapıldığını, %99.3'ünün ultrasonografi&#xD;
yaptırdığını belirtmişlerdir.&#xD;
SONUÇ: Doğum öncesi bakım durumu ülkemiz geneline göre daha iyidir. Ama bu durumun daha iyi olması için&#xD;
sağlık personelinin doğum öncesi bakım hizmetleri konusunda daha duyarlı olmaları gerekmektedir.; OBJECTIVE: The purpose of this study is to evaluate the influencing factors in antenatal care of women having delivery in Firat University Faculty of Medicine, Obstetrics and Gynecology Clinic.&#xD;
MATERIALAND METHODS: This is a cross-sectional and descriptive study in which 298 women who had deliveries during January-March 2008, were applied questionnaires. The questionnaires were applied on the basis of face-to-face meeting. Data about quantity of antenatal care services (e.g. sufficient or insufficient), and quality of antenatal care services were determined.&#xD;
RESULTS: The average age of 298 women included in the study was 29.19±6.28. Among them, 44.3% were graduates of primary school. 87.6% of them were nuclear family while 12.4% of them were extended. While 31.2% of the women experienced 2 or 3 pregnancies, 15.5% experienced 6 and more pregnancies. All of the women included in the study received antenatal care. Of women, 57.0% were serviced sufficient antenatal care. As factors affecting the antenatal care quality and quantity score; age, residence, number of pregnancies, family type, women's education level, husband's education level, occupation of women, wanted pregnancies were defined (p&lt;0.001). According to the antenatal care quality score, 7.0% of the pregnant women scored 1-2 points, 24.8% scored 3-4 points, 68.1% scored 5-6 points.Women informed that blood pressures of 98.0% of them were taken, the heart sounds of the infants were listened in 98.7%, blood cell were counted in 87.9% of them and 99.3% were applied ultrasonography at least once, during their current pregnancies.&#xD;
CONCLUSION: Prenatal care conditions in our University Hospital are better than the general overall conditions in Turkey. However, the medical personnel should be more conscious about the prenatal care services to improve the situation inTurkey.</description>
    <dc:date>2010-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/1876">
    <title>Düşük riskli Türk populasyonunda 2.trimester uterin arter doppler ultrasonografı bulguları ile kötü gebelik prognozu arasındaki ilişki</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/1876</link>
    <description>Title: Düşük riskli Türk populasyonunda 2.trimester uterin arter doppler ultrasonografı bulguları ile kötü gebelik prognozu arasındaki ilişki
Authors: Cıngıllıoğlu, Başak; Yazıcıoğlu, Hasan Fehmi; Aygün, Mehmet; Özyurt, Osman Nuri
Abstract: AMAÇ: Düşük riskli Türk populasyonunda preeklampsi, intrauterin gelisim kısıtlılığı, erken doğum&#xD;
gelişebilecek gebeliklerin önceden saptanmasında uterin arter spektral Doppler ultrasonografisinin etkinliğini&#xD;
araştırmak.&#xD;
GEREÇ ve YÖNTEM: Araştırmaya 2000 - 2003 tarihleri arasında antenatal polikliniğe basvuran,18-22.&#xD;
haftaları arasında rutin fetal biyometri, ayrıntılı organ taraması ve bilateral uterin arter spektral Doppler&#xD;
uygulanan 1029 adet gebe dahil edildi. Çoğul gebelikler ve fetal anomali saptanan hastalar araştırma kapsamına&#xD;
alınmadı. Doğum sonrası hastalar telefon ile aranarak, gebelik seyri ve sonucu ile ilgili veriler standart bir telefon&#xD;
röportaj formu yardımı ile alındı. Bilateral Uterin arterlerin PI değerleri z-skorları, hesaplanarak normal grup ile&#xD;
intrauterin gelişim kısıtlılığı, preeklampsi, erken doğum gruplarındaki ortalama PI-z skor farklılıkları irdelendi.&#xD;
ROC eğrileri yardımı ile her bir kötü prognoz için optimum esik değerler ve bu değerlere göre Doppler&#xD;
uygulamalarının öngörüdeki tanısal belirleyiciliği saptandı. Uterin arterler için çentikleşme sıklıkları da&#xD;
belirlenerek kötü prognoz öngörüsündeki tanısal belirleyicilikleri incelendi.&#xD;
BULGULAR: Kırküç kadında (%4,2) preeklampsi, 62 kadında (%6,1) &lt;5 persantil dogum(IUGG), 214 kadında&#xD;
(%20,8) 37 hafta altı dogum, 6 kadında (%0,6) intrauterin ölüm, 36 kadında (%3,5) neonatal ölüm görüldü.&#xD;
Uterin arter pulsatilite indeksi Z skoru ortalama degerleri preeklampsi, IUGG, erken dogum olgularında&#xD;
sırasıyla: 0.53, 0.55, 0.14 idi. Uterin arter PI degeri z skoru optimum esik degerleri preeklampsi, IUGG, erken&#xD;
dogum için sırasıyla 0.12, 0.59 ve 1.58 olarak bulundu. Bu esik degerlerde uterin arter z skorunun duyarlık,&#xD;
özgüllük, pozitif ve negatif belirleyici değerleri preeklampsi için 0.44, 0.76, 0.07, 0.97; IUGG için 0.22, 0.83,&#xD;
0.07, 0.95; erken dogum için 0.09, 0.93, 0.24, 0.79. Bilateral uterin arterde prediastolik çentik preeklampsi,&#xD;
intrauterin gelisim geriligi gruplarında yüksek oranda saptandı (p&lt;0,05). Erken doğum grubunda farklılık&#xD;
izlenmedi. Prediastolik çentik için, duyarlık, özgüllük, pozitif ve negatif belirleyici değerleri sırasıyla&#xD;
preeklampsi için 0.25, 0.83, 0.05, 0.87 intrauterin gelişme geriliği için 0.31, 0.86, 0.23, 0.82 idi.&#xD;
SONUÇ: Düşük riskli Türk populasyonda uterin arter Doppler ultrasonografisinin kötü obstetrik prognoz&#xD;
öngörüsünde katkısı vardır.; OBJECTIVE: The aim of study is to evaluate the efficacy of uterin arter Doppler ultrasonography to predict preeclampsia, intrauterine growth restriction and premature birth in low riskTurkish population&#xD;
MATERIALS and METHODS: 1029 women who were admitted to antenatal clinic and fetal biometry, second trimester anomaly scanning and bilateral uterine artery spectral Doppler performed were included in this study. Multiple pregnancies and fetal anomalies were excluded. Outcome of pregnancy-related data obtained by the help of a standard telephone interview form. Bilateral uterine artery z-scores of the PI values calculated and differences in the average PI-z scores between control group and separately &lt;5 persantile birth, preeclampsia, premature birth group evaluated. With the help of ROC curves for each poor prognosis, the optimal threshold values were determined and according to these values diagnostic predictions of Doppler application were revealed. The frequencies of uterine artery notch were determined and diagnostic values for prediction of poor prognosis were identified.&#xD;
RESULTS: In women; 43 (4%) preeklampsia, 62 (6.1%) &lt;5 persantile birth (IUGR), 214 (20,8%) &lt;37 weeks birth, 6 (0.6%) intrauterine death, 36 (3.5%) neonatal deaths were seen. Uterine artery pulsatility index (UAPI) Z score mean values of preeclampsia, IUGR, premature birth were 0.53, 0.55, 0.14, respectively.UAPI - z scores of the optimum threshold values for preeclampsia, IUGR, premature birth were 0.12, 0:59 and 1:58, respectively. In these threshold of z scores in the uterine artery, sensitivity, specificity, positive predictive value(PPD) and negative predictive value (NPD) for preeclampsia were 0.44, 0.76, 0.07, 0.97; for IUGR 0.22, 0.83, 0.07, 0.95 and for premature birth 0.09, 0.93, 0.24, 0.79, respectively. Bilateral uterine artery diastolic notches revealed a high percentage in preeclampsia, intrauterine growth retardation group(p&lt;0,05). In the preterm group no difference was seen. For prediastolic notch sensitivity, specificity, PPD and NPD in pre-eclampsia, respectively, 0.25, 0.83, 0.05, 0.87; inIUGR0.31, 0.86, 0.23, 0.82.&#xD;
CONCLUSION: Uterine artery Doppler ultrasound might contribute to the prediction of poor obstetric prognosis in low riskTurkish population.</description>
    <dc:date>2010-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/1875">
    <title>Denizli ilinde 1-6 yaş arası çocuklarda hepatit b seroprevalansı ve aşılanma durumu</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/1875</link>
    <description>Title: Denizli ilinde 1-6 yaş arası çocuklarda hepatit b seroprevalansı ve aşılanma durumu
Authors: Balcı, Yasemin Işık; Polat, Yusuf; Övet, Gültekin; Sarı, Fatma; Görüşen, İbrahim
Abstract: AMAÇ: Bu çalışmanın amacı Denizli ilinde, 1-6 yas arası çocuklarda, HBsAg seroprevalansı, anti-HBs sıklıgı&#xD;
ve hepatit B aşılanma durumunu araştırmaktır.&#xD;
GEREÇ ve YÖNTEM: Çalışmaya alınan çocukların hiçbirinde kronik hastalık ve immun yetmezlik yoktu.&#xD;
Hepatit belirleyicileri (HBsAg, anti-HBs, anti-Hbc) 545 çocukta ELISA yöntemi ile tarandı. Ayrıca çocukların&#xD;
anne ve babasının Hepatit B infeksiyon durumu sorgulandı ve kayıt edildi.&#xD;
BULGULAR: Çalışmamızdaki 545 çocuğun 314 (%57.6)'sı kız, 231 (%42.4)'i erkek olup, ortalama yas 3.9±1.2&#xD;
(2-6) yıl idi. 475 (%87.1) çocukta anti-HBs pozitifliği, 58 (%10.6) çocukta HBsAg ve anti HBs negatifliği, 12&#xD;
(%2.3) çocukta HBsAg pozitifliği saptandı.&#xD;
SONUÇ: Tüm çocuklar içinde aşılanma oranı %84.9 olarak bulundu. Sonuçta, 1-6 yas arası çocukların&#xD;
aşılanmasının önemine dikkat çekilmiştir.; OBJECTIVE: The aim of this study was to investigate seroprevalence of HBsAg and frequency of anti-HBs positivity and hepatitisBvaccination status in children, 1- 6 years of age, in Denizli province.&#xD;
MATERIALS and METHODS: None of the children had chronic diseases and immun deficiency. In 545 children, Hepatitis markers (HBsAg, anti-HBs, anti-Hbc) were screened by ELISA method. We questioned Hepatitis-B infection of parents.&#xD;
RESULTS: Of 545 patients, 314 (57.6%) were male, 231 (42.4%) were female, mean age was 3.9±1.2 (2-6) years. We found anti-HBs positivity in 475 (87.1%) children. 58 (10.6%) children had anti-HBs and HBsAg negativity. 12 (2.3%) children hadHBsAg positivity.&#xD;
CONCLUSION: The rate of vaccination in all children was found 84.9% (463 children). Importance of vaccination of 1-6 years of age was emphasized.</description>
    <dc:date>2010-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
</rdf:RDF>

