<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/1802">
    <title>DSpace Collection:</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/1802</link>
    <description />
    <items>
      <rdf:Seq>
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/1898" />
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/1880" />
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/1879" />
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/1874" />
      </rdf:Seq>
    </items>
    <dc:date>2026-04-14T03:08:21Z</dc:date>
  </channel>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/1898">
    <title>İzmir'de bir sağlik ocağı'nda başvuranların hipertansiyon hakkındaki bilgi, tutum ve görüşlerinin değerlendirilmesi</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/1898</link>
    <description>Title: İzmir'de bir sağlik ocağı'nda başvuranların hipertansiyon hakkındaki bilgi, tutum ve görüşlerinin değerlendirilmesi
Authors: Oskay, Ercan Murat; Önsüz, M. Fatih; Toğuzoğlu, Ahmet
Abstract: OBJECTIVE: Hypertension is an important public health problem with high prevelance. The aim of our study is to assess the knowledge, opinion and approach of polyclinic patients to hypertension at a primary health care center in Izmir.&#xD;
MATERIALS and METHODS: This descriptive study was performed in a primary health care center in Izmir with 245 participants attending to this primary health care center during September 2006. Study data was collected by a two part questionnaire, using face to face interview. The data was evaluated by descriptive statatistics, chi square and Fisher exact tests. Logistic regression analysis was performed to determine the factors effecting the knowledge on hypertension and p&lt;0.05 was accepted significant.&#xD;
RESULTS: The mean age of the participants was 49.32±16.84 and %62 of them were women, %49 were primary school graduates and %75.5 of them were with low socioeconomic level. %12.7 of the participants knew the hypertension levels correctly and %19.6 of them had their blood pressure measured when they attented to a clinic because of a problem. There was a significant difference between hypertension awareness level and socioeconomic level (p&lt;0.05). Socioeconomic level was found as an effecting factor on hypertension awareness level by logistic regression analysis.&#xD;
CONCLUSION: We found the knowledge levels of the participants at a low level. Effective, acceptible and applicable community based protection and education projects should be performed about hypertension which is an important public health problem in the region. By this way the knowledge and awareness of society about hypertension will be raised and attitude and behaviour changes will be able to be realized.; OBJECTIVE:&#xD;
AMAÇ: Hipertansiyon yüksek prevalansı ile önemli bir halk saglıgı sorundur.Arastırmamızın amacı Izmir'de bir&#xD;
saglık ocagına basvuran poliklinik hastalarının hipertansiyon hakkındaki bilgi, tutum ve görüslerinin&#xD;
degerlendirilmesidir.&#xD;
GEREÇ ve YÖNTEM: Tanımlayıcı tipteki bu arastırma Eylül 2006 tarihinde Izmir Ballıkuyu Saglık Ocagı'na&#xD;
basvuran ve arastırmaya katılmayı kabul eden 245 kisiyle yürütüldü. Arastırmanın verileri iki bölümden olusan&#xD;
anket formunun yüzyüze görüsme teknigi ile uygulanması yoluyla toplandı. Verilerin istatistik analizlerinde&#xD;
tanımlayıcı istatistikler, ki-kare ve Fisher'in kesin testi kullanıldı. Hipertansiyon bilgi düzeyine etki eden&#xD;
faktörlerin degerlendirilmesinde lojistik regresyon analizi kullanıldı ve p&lt;0.05 istatistiksel anlamlılık düzeyi&#xD;
olarak kabul edildi.&#xD;
BULGULAR: Katılımcıların yas ortalaması 49.32±16.84 idi ve %62'si kadın, %49'u ilkokul mezunu ve %75.5'i&#xD;
alt sosyoekonomik düzeyde idi. Katılımcıların %12.72si kan basıncı degerlerini dogru olarak bilmisti.&#xD;
Katılımcıların %19.6'sı herhangi bir nedenle doktora gittiklerinde tansiyonlarını ölçtürdüklerini belirtmisti. Katılımcıların kan basıncı degerleri bilgi durumları ile sosyoekonomik düzey arasında anlamlı farklılık&#xD;
bulundu (p&lt;0.005)). Lojistik regresyon sonucunda da sosyoekonomik düzeyin hipertansiyonla ilgili bilgi&#xD;
düzeyini etkiledigi belirlendi.&#xD;
SONUÇ: Arastırmamıza katılanların hipertansiyonla ilgili bilgi düzeyleri düsük bulunmustur. Bölgede önemli&#xD;
bir halk saglıgı problemi olan hipertansiyon konusunda etkin, toplumca kabul görmüs ve uygulanabilir toplum&#xD;
tabanlı koruma ve egitim projeleri uygulanmalıdır. Bu sekilde toplumun hipertansiyon konusundaki bilgi ve&#xD;
farkındalıkları arttırılarak tutum ve davranıs degisiklikleri gerçeklesebilecektir.</description>
    <dc:date>2010-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/1880">
    <title>Yumuşak doku tümörünü taklit eden primer karın ön duvarı aktinomikozu</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/1880</link>
    <description>Title: Yumuşak doku tümörünü taklit eden primer karın ön duvarı aktinomikozu
Authors: Bilgen, Köksal; Tütüncü, Ediz; Çölhan, İbrahim; Köybaşıoğlu, Fulya; Küçükpınar, Tevfik Hadi
Abstract: Aktinomiçes enfeksiyonlarına A.israelii sebep olur. Primer karın ön duvarı aktinomikozları çok nadir görülen&#xD;
hastalıklardır. Karın ön duvarında yumusak doku tümörleri daha sık görülürler.41 yasında, 4 yıldır intrauterin&#xD;
kontraseptif araç kullanım öyküsü olan kadın hasta karında kitle ve agrı sikayeti ile basvurdu. Yapılan fizik&#xD;
muayenede vital bulguları normal olarak bulundu.Yapılan karın muayenesinde umblikus etrafında orta hatta 5x8&#xD;
cm' lik mobil kitle palpe edildi. Biz abdominal BT sonucu yumusak doku tümörü olarak rapor edilen hastayı&#xD;
opere ettik. Kitle total olarak eksize edildi. Postoperatif histopatolojik incelemede sülfür granülleri görülerek&#xD;
aktinomikoz tanısı kondu. Hastaya 30 gün intravenöz penisilin-G, sonrasında 3 ay oral ampisilin tedavisi&#xD;
uygulandı.; Actinomyces infections are caused byActinomyces israelii. Primer actinomycosis of anterior abdominal wall is a&#xD;
rare disease. Soft tissue tumor of anterior abdominal wall is more common.A41- year- old female patient who had&#xD;
had an intrauterine contraceptive device for four years was admitted with abdominal mass and pain complaints.&#xD;
On physical examination, vital findings were normal, 5x8 cm mass was palpated on the periumblical area in the&#xD;
midline.We operate the patient whose abdominal CTresult is solid tissue tumor of abdominal wall. The mass was&#xD;
excised completely. Postoperative histopatholological examination revealed sulfur granules consistent with&#xD;
actinomycosis. The patient received intravenous penicilin-G for 30 days and followed by oral ampicillin for three&#xD;
months.</description>
    <dc:date>2010-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/1879">
    <title>Malign kitleyi taklit eden insizyonel endometrioma: iki olgu sunumu</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/1879</link>
    <description>Title: Malign kitleyi taklit eden insizyonel endometrioma: iki olgu sunumu
Authors: Özkan, Orhan Veli; Semerci, Ersan; Aslan, Erdoğan; Davran, Ramazan; Gökçe, Cumali; Hakverdi, Sibel; Beyaz, Fikret; Akansu, Bülent
Abstract: Endometriozis dogurganlık çagındaki kadınlarda sık görülen klinik bir problemdir. Insizyon yerlesimli&#xD;
endometriomaya ise nadir rastlanır. Hastalarda genellikle sezaryen veya histerektomi gibi ameliyat öyküsü&#xD;
vardır. Endometriomayı olusturan dokudan malignite gelisebildigi bildirilmistir. Jinekolojik bir patoloji&#xD;
olmasına ragmen insizyonel herni ya da karın duvarı tümörleri gibi bulgu verebilmekte ve bu nedenle hastalar&#xD;
genellikle genel cerrahi polikliniklerine basvurmaktadırlar. Biz bu çalısmada dogurganlık çagında olan ve daha&#xD;
önce sezaryen ameliyatı öyküsü bulunan, klinik ve laboratuar olarak malignite süphesi tasıyan iki olguyu sunduk.&#xD;
Tedavide sezaryen skarındaki kitlelere genis eksizyon yapıldı ve olusan fasya defekti primer onarıldı. Patolojik&#xD;
inceleme sonucu kitlelerin endometrium dokusuna sahip endometrioma oldugu saptandı.; Endometriosis is a common clinical problem of the child-bearing women. Incisional endometrioma is very rare. Patients frequently presented with a history of previous gynecological surgery such as cesarean section or hysterectomy. Although being a gynecological disorder, it may seem like an incisional hernia or abdominal wall tumor. Therefore, it is frequently referred to general surgery outpatient clinics. Here, we report two cases with previous histories of cesarean sections and questinable clinical and laboratory findings of malignancy. The masses located on the previous incision scars were excised widely, and pathological examination of surgical specimens revealed the diagnosis of endometrioma in both cases.</description>
    <dc:date>2010-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/1874">
    <title>Hafif form bir poland sendromu olgusu</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/1874</link>
    <description>Title: Hafif form bir poland sendromu olgusu
Authors: Bıçakçı, Zafer
Abstract: Poland sendromu, baslıca pektoralis majör kasının tek taraflı yoklugu, ipsilateral degisken derecelerde üst&#xD;
ekstremite deformiteleri ve gögüs ön duvarının çesitli malformasyonları ile karakterize konjenital bir&#xD;
sendromdur. Insidansı yaklasık olarak 30.000 canlı dogumda bir olan bu sendrom, erkeklerde kadınlara oranla&#xD;
daha fazla görülür. Çogunlukla vücudun sag hemitoraksını tutar. Daha önce bildirilen olgular saf Poland&#xD;
sendromu olmayıp, Poland sendromuna ilaveten genellikle farklı oranlarda baska organ anomalileri veya&#xD;
tümörlerle birlikte olan olgulardır. Biz, burada daha önce herhangi bir sikayeti ve hastalıgı olmayan sag&#xD;
hemitoraks'ı hipoplazik görünen ve palpasyonla pektoral kas grubunun hipoplazisi saptanan, magnetik rezonans&#xD;
görüntüleme(MRG)de ise sagda pektoral kas grupları izlenemeyen diger organlarda anomalisi ve fonksiyon&#xD;
bozuklugu olmayan 'hafif form Poland sendromu' tanısı konulan 13 yasındaki erkek hastayı sunmayı amaçladık.; Poland syndrome is a congenital syndrome which is characterized by absence of unilateral pectoralis major&#xD;
muscle, ipsilateral upper extremity deformations and several other anterior chest wall malformations. Its&#xD;
incidence is approximately one in 30 000 delivery and males are affected more than females. Generally right&#xD;
hemithorax affected. Previous reports of Poland syndrome were not pure syndrome, they were generally&#xD;
associated with other organ abnormalities or tumors.We report here in a previously healthy 13 year-old male with&#xD;
right hemithorax hypoplasia and absence of right pectoralis major muscle detected by palpation. Right pectoralis&#xD;
muscles were not seen on his magnetic resonance imaging. He did not display any abnormality or dysfunction of&#xD;
other organs. He was diagnosed as a mild form Poland syndrome.</description>
    <dc:date>2010-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
</rdf:RDF>

