<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/1792">
    <title>DSpace Collection:</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/1792</link>
    <description />
    <items>
      <rdf:Seq>
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/1897" />
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/1895" />
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/1893" />
        <rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11607/1892" />
      </rdf:Seq>
    </items>
    <dc:date>2026-04-05T09:01:22Z</dc:date>
  </channel>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/1897">
    <title>Tek tarafli alar kartilaj yokluğu ve tedavi yaklaşimi: olgu sunumu</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/1897</link>
    <description>Title: Tek tarafli alar kartilaj yokluğu ve tedavi yaklaşimi: olgu sunumu
Authors: Kansu, Leyla; Aydın, Erdinç
Abstract: Alar kıkırdaklar burnun alt 1/3 bölümünde yer alan kıkırdaklardır. Burnun uç kısmının desteği, şekli ve simetrisi&#xD;
bu kıkırdaklar tarafından sağlanmaktadır. Alar kıkırdakların şekli, büyüklüğü ve pozisyonu burun tipinin şeklini&#xD;
belirlediği gibi aynı zamanda burnun solunum fonksiyonunda da etkilidir Alar kıkırdakların büyüklük ve şekli&#xD;
kişiden kişiye farklılık gösterir. Fakat yokluğu oldukça nadir rastlanan bir durumdur. Genellikle travma ve&#xD;
enfeksiyon gibi nedenlere bağlıdır. Burun alar kıkırdaklarının yokluğu hem estetik açıdan nazal tipte şekil&#xD;
bozukluğuna hem de solunum fonksiyon bozukluğu problemlerine neden olur.&#xD;
Bu çalışmada, 37 yaşında burun tıkanıklığı şikâyeti ile başvuran, açık teknik septorinoplasti ameliyatı sırasında&#xD;
sağ alar kıkırdak kısmi yokluğu tespit edilen bayan hasta sunulmuş ve alar kıkırdak yokluğunun tedavisi&#xD;
tartışılmıştır.; Alar cartilages are located in the lower 1/3 area of the nose. These cartilages are providing support, symmetry and&#xD;
contour to the nasal tip. The shape, size and position of alar cartilages are important both for the shape of the nasal&#xD;
tip and also for functional breathing. The size and shape of alar cartilages are different from person to person. But,&#xD;
congenital isolated absence of alar cartilage is seen very rarely. Trauma and infection are most common&#xD;
etiological causes. Alar cartilages agenesis of noses causes both aesthetic problems due to deformity of the nasal&#xD;
tip's shape and breathing functional problems.&#xD;
Here, we present a case of 37 year-old woman who has partial isolated right alar cartilage agenesis which has&#xD;
diagnosed at open technique septorhinoplasty; also the treatment of alar cartilages agenesis are discussed.</description>
    <dc:date>2013-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/1895">
    <title>Tip 1 arnold chiari malformasyonlu hastada epidural anestezi sonrası gelişen servikal epidural hematom ve baş ağrısı</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/1895</link>
    <description>Title: Tip 1 arnold chiari malformasyonlu hastada epidural anestezi sonrası gelişen servikal epidural hematom ve baş ağrısı
Authors: Ayvat, Pınar; Ünde, Abdullah Cem
Abstract: Spinal anestezinin en yaygın komplikasyonlarından biri baş ağrısıdır. Sıklığı yıllar içerisinde % 0,2 ile % 24&#xD;
arasında değişiklik göstermiştir. Akut baş ağrısı yapan diğer nedenlerden dikkatli bir anamnez ve fizik muayene&#xD;
ile ayrılması gerekmektedir. Biz bu olgu sunumunda travma sonrası ortopedi tarafından spinal epidural anestezi&#xD;
ile operasyona alınan, sonrasında başağrısı ve ense sertliği şikayeti olan, postoperatif tetkiklerde servikal&#xD;
epidural hematom tespit edilen Tip 1 Arnold Chiari Malformasyonlu bir hastayı tartıştık.; One of the most common complications of spinal anesthesia is headache. Its frequency changed between the&#xD;
values of 0,2 % and 24 % through the years. It should be differentiated from other reasons of acute headache by&#xD;
physical examination and a serious anamnesis.In this essay, we examined a patient who was operated by&#xD;
orthopedics with spinal epidural anesthesia after trauma. The patient had post operative headache and nape&#xD;
hardness, also in postoperative examination cervical epidural hematoma Type 1 Arnold Chiari Malformation was&#xD;
identified in patient.</description>
    <dc:date>2013-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/1893">
    <title>Resimlerle bir konu: femoroasetabuler impingementa</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/1893</link>
    <description>Title: Resimlerle bir konu: femoroasetabuler impingementa
Authors: Ünlü, Zeliha; Örgüç, Şebnem; Tanyeli, Aliye; Topçu, Esra
Abstract: Bu derleme yazısında son yıllarda kalça ağrılarının etyolojisinde sıklıkla vurgulanan Femoroasetabular&#xD;
impingement (FAİ) sendromuna dair son literatür bilgileri tartışılmıştır. Klinik pratikte oldukça atlanan bu konu,&#xD;
klinik ve radyolojik açıdan ele alınmış; tedavi yaklaşımları gözden geçirilmiştir. FAİ sendromu ile ilgili fiziksel&#xD;
tıp ve rehabilitasyon alanında yapılan çalışmalar oldukça yetersizdir. Kalça osteoartriti gelişiminde hatırı sayılır&#xD;
bir yeri olan bu sendroma karşı farkındalığın artması ile bir çok hasta erken tedavi imkanı bulacak ve hastaların&#xD;
yaşam kalitesi artacaktır. Bu nedenle bu konuda daha fazla klinik ve radyolojik çalışmaya ihtiyaç vardır. Bu&#xD;
çalışmalar ışığında ortaya çıkacak yeni tanı ve tedavi algoritmaları ile ağrı yakınmaları karşılıksız kalan bir çok&#xD;
hasta da şifa bulabileceklerdir.; In this pictural assay, the femoroasetabular impingement (FAI) syndrome that emphasized in the etiology of hip&#xD;
pain was discussed with the light of recent literatures. This topic that was usually skipped in clinical practice was&#xD;
examined with clinical and radiological aspects and treatment approaches were discussed. Studies related to FAI&#xD;
syndrome are very limited in the field of physical medicine and rehabilitation. In clinical practice with the&#xD;
consideration of this syndrome which has place in the etiology of hip osteoarthritis; early treatment of many&#xD;
patients could be possible, and patients' quality of life would increased. Therefore, further clinical and&#xD;
radiological studies are required about this issue. In the light of these studies new diagnostic and therapeutic&#xD;
algorithms will be revealed and in many patients who complaints of pain remaining insoluble would able to find&#xD;
cure.</description>
    <dc:date>2013-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://hdl.handle.net/11607/1892">
    <title>Tiroid neoplazileri ve hashimoto tirioditi birlikteliği</title>
    <link>http://hdl.handle.net/11607/1892</link>
    <description>Title: Tiroid neoplazileri ve hashimoto tirioditi birlikteliği
Authors: Taşlı, Funda; Vardar, Enver; Özkök, Güliz
Abstract: AMAÇ: Hashimoto tiroiditi (HT) immünolojik, genetik ya da çevresel faktörlerle immun toleransın bozulması&#xD;
ile ortaya çıkan otoimmun bir hastalıktır. Otoimmun tiroid hastalıklarının en sık formudur. Kadınlarda&#xD;
erkeklerden 5-10 kat daha fazladır. Tiroid neoplazileri ve HT arasındaki ilişki ise hala tartışmalı bir konudur.&#xD;
HT'nin Papiller Tiroid Kanser (PTK) gelişiminde bir risk faktörü olduğu söylenmektedir. Buna ek olarak&#xD;
literatürde HT ile beraber izlenen PTK dışı tiroid tümörleri de tanımlanmıştır. Bu çalışmada HT ve tiroid tümör&#xD;
birlikteliği ve izlenen tümör subtipleri, HT ve tümör birlikteliğinin klinikopatolojik parametrelerle ilişkisi&#xD;
kaynaklar eşliğinde tartışılmıştır.&#xD;
GEREÇ ve YÖNTEM: Çalışmada 1990-2011 yılları arasında laboratuvarımıza gelen tiroidektomi materyelleri&#xD;
içinde histopatolojik olarak Hashimoto tiroiditi tanısı alan 382 olguya ait materyaller ışık mikroskobik olarak&#xD;
incelenmiştir. Olgularda yaş, cins, preoperatif klinik tanı, operasyon şekli, varsa eşlik eden malignite ve&#xD;
malignitenin tipi araştırılmıştır.&#xD;
BULGULAR: Olguların %13,6'sında (52 olgu) tiroid neoplazisi saptanmıştır. Bu tümörlerin %71,1'i papiller (37&#xD;
olgu) karsinom, %13,5'u (7 olgu) folliküler karsinom ve %15,4'ü (8 olgu) folliküler adenom morfolojisindedir.&#xD;
İzlenen tüm papiller karsinomların %70,2'sinde tümör çapı 1 cm'nin altındadır.&#xD;
SONUÇ: Sunulan çalışmada HT olgularının PTK ile görece olarak sık birlikteliği ve bu birlikteliğe sıklıkla&#xD;
küçük tümör boyutunun eşlik ettiği saptanmıştır. HT ve tiroid neoplazisi birlikteliği de literatürle uyumlu&#xD;
bulunmuştur.; OBJECTIVE: Hashimoto's thyroiditis (HT) is an autoimmune disease which becomes evident by impaired&#xD;
immune tolerance because of immunologic, genetic and environmental factors. HT is the most frequent form of&#xD;
autoimmune thyroid diseases. It occurs more frequently in women with prevalence ratios ranging from 5 to 10:1.&#xD;
Relationship between HT and thyroid tumors is still controversial. It's said that there is a higher risk in HT for&#xD;
growing papillary thyroid carcinoma. In addition, the non-papillary thyroid carcinomas that are analyzed with HT&#xD;
are defined in literature. In this study coexistence of HT and thyroid tumor and also tumor subtypes are analyzed.&#xD;
Furthermore relationship between this coexistence and clinicopathologic parameters are discussed with&#xD;
reference to the literature.&#xD;
MATERIAL and METHODS: In this study, the slides of 382 cases that were diagnosed as HT in the&#xD;
thyroidectomy specimens between 1990-2011 are analyzed by light microscopy. Age, sex, preoperative&#xD;
diagnosis and operation types are investigated in addition to the malignancy.&#xD;
RESULTS: In this study 382 cases of HT were analyzed retrospectively. In 13,6% of cases (52 cases) thyroid&#xD;
neoplasm was detected. Of these tumors 71,1% (37 cases) were papillary carcinoma, 13,5 % (7 cases) were&#xD;
follicular carcinoma and 15,4% (8 cases) were follicular adenoma. In 70,2% of cases tumor diameter is under 1&#xD;
cm in all papillary carcinomas.&#xD;
CONCLUSION: In this study, relatively frequent coexistence of thyroid neoplasm and HT besides collocation&#xD;
of frequent small tumor diameter is determined. Coexistence of HT and thyroid neoplasm has been found&#xD;
consistent with literature.</description>
    <dc:date>2013-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
</rdf:RDF>

