<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <title>DSpace Community:</title>
  <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/35" />
  <subtitle />
  <id>http://hdl.handle.net/11607/35</id>
  <updated>2026-06-27T04:13:57Z</updated>
  <dc:date>2026-06-27T04:13:57Z</dc:date>
  <entry>
    <title>Gingivostomatitli Kedilerde Plazma Serbest Amino Asit Profilinin Değerlendirilmesi</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/5487" />
    <author>
      <name>Yılmaz, Melis</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/11607/5487</id>
    <updated>2026-06-27T00:00:35Z</updated>
    <published>2026-06-26T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: Gingivostomatitli Kedilerde Plazma Serbest Amino Asit Profilinin Değerlendirilmesi
Authors: Yılmaz, Melis
Abstract: Yılmaz, M. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Veterinerlik İç Hastalıkları Programı, Yüksek Lisans Tezi, Aydın, 2026.&#xD;
Amaç: Bu çalışmanın amacı, kronik gingivostomatitli kedilerde plazma amino asit profilini belirlemek ve elde edilen değerleri sağlıklı kontrol grubuyla karşılaştırmaktır. Ayrıca amino asit düzeyleri ile lezyon yoğunluğu ve kaudal stomatit yüzey alanı skorları arasındaki olası ilişkilerin değerlendirilmesi hedeflenmiştir.&#xD;
Gereç ve Yöntem: Bu araştırmanın hayvan materyalini, gingivostomatit tanılı 30 kedi ile 19 sağlıklı kedi oluşturdu. Gingivostomatitli gruba daha önce bu tanı nedeniyle tedavi uygulanmamış, diş çekimi yapılmamış ve amino asit içeren takviye kullanmayan kediler dahil edildi; kontrol grubu ise rutin klinik kontrol veya kısırlaştırma amacıyla başvuran, klinik muayene ve temel laboratuvar bulguları normal olan kedilerden seçildi. Gingivostomatitli kedilerde oral lezyonlar klinik muayenede 0–4 arası lezyon şiddet skoru ile derecelendirildi; ayrıca kaudal stomatit yüzey alanı skorları kaydedildi. Tüm kedilerden sefalik venden kan alınarak plazma ayrıştırıldı ve örnekler analiz zamanına kadar uygun koşullarda saklandı. Plazma amino asit konsantrasyonları, ticari kit kullanılarak LC–MS/MS yöntemiyle ölçüldü ve elde edilen amino asit düzeyleri gruplar arasında karşılaştırılarak değerlendirildi.&#xD;
Bulgular: Gingivostomatitli kedilerde sağlıklı kontrollere kıyasla plazma sistin (p&lt;0,001), hidroksiprolin (p&lt;0,001), prolin (p&lt;0,001), alfa-aminoadipik asit (p=0,001), hidroksilizin (p=0,002), etanolamin (p=0,002), ornitin (p=0,009), serin (p=0,009), glisin (p=0,010), sitrülin (p=0,018), asparagin (p=0,025) konsantrasyonlarının daha düşük olduğu belirlendi. Buna karşılık, gingivostomatitli kedilerde plazma lizin konsantrasyonlarının daha yüksek olduğu belirlenirken (p=0,008), 3-metilhistidin konsantrasyonları ise sınırda istatistiksel anlamlılık gösterdi (p=0,050). İzolösin (p=0,071), karnozin (p=0,087), sistatyonin (p=0,087), arginin (p=0,107), gama-aminobütirik asit (p=0,138), beta alanin (p=0,154), metiyonin (p=0,160), glutamik asit (p=0,234), lösin (p=0,246), glutamin (p=0,246), 1-metilhistidin (p=0,246), fenilalanin (p=0,329), alanin (p=0,356), histidin (p=0,485), valin (p=0,572), alfa-aminobütirik asit (p=0,681), triptofan (p=0,735), tirozin (p=0,894), taurin (p=0,926), treonin (p=0,959), aspartik asit (p=1,000), homosistin (p=1,000) düzeylerindeki farklılıklar istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı.&#xD;
Sonuç: Bu çalışmada kronik gingivostomatitli kedilerde bazı plazma amino asit düzeylerinin sağlıklı kontrollere göre anlamlı farklılıklar gösterebildiği ortaya konuldu. Ancak çalışmadaki örneklem sayısının sınırlı olması ve hasta grubunda olası viral etkenlere yönelik etiyolojik değerlendirmelerin yapılmamış olması araştırmanın önemli kısıtlılıkları arasındadır. Gelecekte daha geniş örneklem gruplarında, viral etkenlerin araştırıldığı ve inflamatuar durumun değerlendirilmesine yönelik parametrelerin dahil edildiği çalışmalar ile bu amino asitlerin gingivostomatit patogenezindeki ve klinik süreçteki rollerinin daha iyi anlaşılabileceği düşünülmektedir.</summary>
    <dc:date>2026-06-26T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
  <entry>
    <title>Gebe Kadınların Bulaşıcı Hastalıklara Yönelik Algıları ve Etkileyen Faktörlerin İncelenmesi</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/5486" />
    <author>
      <name>Özel, Beyza Nur</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/11607/5486</id>
    <updated>2026-06-26T10:30:24Z</updated>
    <published>2026-06-26T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: Gebe Kadınların Bulaşıcı Hastalıklara Yönelik Algıları ve Etkileyen Faktörlerin İncelenmesi
Authors: Özel, Beyza Nur
Abstract: ÖZET&#xD;
&#xD;
GEBE KADINLARIN BULAŞICI HASTALIKLARA YÖNELİK ALGILARI VE ETKİLEYEN FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ&#xD;
&#xD;
Özel B.N. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Ebelik Anabilim Dalı, Yüksek Lisans, Aydın, 2026. &#xD;
Amaç: Bu çalışma, gebe kadınların bulaşıcı hastalıklara yönelik algılarını ve bu algıyı etkileyen faktörleri incelemek amacıyla yapılmıştır.&#xD;
Yöntem: Analitik kesitsel tipteki araştırmanın örneklemini, Antalya Şehir Hastanesi Kadın Doğum Acil Servisi’ne başvuran 148 gebe oluşturmuştur. Veriler; Kişisel Bilgi Formu ve Bulaşıcı Hastalıklara Yönelik Algı Ölçeği (BHYAÖ) ile toplanmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Skewness ve Kurtosis değerleri ile incelenmiştir. Grupların karşılaştırılmasında bağımsız grup t-testi, ANOVA, Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleri kullanılmıştır.&#xD;
Bulgular: Katılımcıların BHYAÖ toplam puan ortalaması 126,79±19,21; "Genel ve Korunma Yollarına Yönelik Algı" alt ölçek puanı 97,67±14,34 ve "Bulaşa Yönelik Algı" alt ölçek puanı 29,11±5,89 olarak saptanmıştır. Katılımcıların eğitim düzeyi, mesleği, gelir algısı, yaşanılan yer ve sosyal güvencesi ile BHYAÖ puanları arasında anlamlı fark saptanmıştır (p &lt; 0,05). Gebelik sayısı, yaşayan çocuk sayısı, gebeliğin planlı olma durumu, gebelik haftası ve düzenli takibe gitme durumunun yanı sıra; ölü doğum, düşük ve kürtaj gibi olumsuz obstetrik öyküsü olan gebelerin algı düzeylerinin anlamlı derecede daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca kronik hastalığı olan, riskli gebelik yaşayan, ailesinde veya bireyde bulaşıcı hastalık öyküsü bulunan gebelerin algı puanları yüksek bulunmuştur. Eğitim alma durumu ve sağlık hizmetlerinden düzenli yararlanma ile algı düzeyi arasında pozitif bir ilişki saptanmıştır. Ayrıca bulaşıcı hastalıklara ve bebeğe yönelik olası zararlara ilişkin korku düzeyindeki artışın da algıyı yükselttiği ortaya koyulmuştur.&#xD;
Sonuç: Gebelerin bulaşıcı hastalıklara yönelik algı düzeylerinin orta düzeyin üzerinde ve yüksek seviyeye yakın olduğu saptanmıştır. Algı düzeyinin sosyodemografik özellikler ve geçmişteki obstetrik deneyimlerden önemli ölçüde etkilendiği görülmüştür. Bu sonuçlar doğrultusunda, özellikle düşük eğitimli ve riskli gruptaki gebelere yönelik farkındalık eğitimlerinin artırılması önerilmektedir.&#xD;
Anahtar Kelimeler: Bulaşıcı hastalıklar, Gebe, Algı, Sağlık okuryazarlığı, Ebelik.</summary>
    <dc:date>2026-06-26T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
  <entry>
    <title>SPORDA İRADE ZAYIFLIĞINA YÖNELİK TUTUM ÖLÇEĞİ: ÖLÇEK GELİŞTİRME ÇALIŞMASI</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/5485" />
    <author>
      <name>Ebru, Dereceli</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/11607/5485</id>
    <updated>2026-06-26T10:30:17Z</updated>
    <published>2026-06-26T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: SPORDA İRADE ZAYIFLIĞINA YÖNELİK TUTUM ÖLÇEĞİ: ÖLÇEK GELİŞTİRME ÇALIŞMASI
Authors: Ebru, Dereceli
Abstract: Amaç: Bu araştırma, sporda irade zayıflığına yönelik tutumları ölçebilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmek ve geliştirilen ölçeğin psikometrik özelliklerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. &#xD;
Gereç ve Yöntem: Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden kesitsel tarama modeli kullanılarak yürütülmüştür. Ölçek geliştirme sürecinde öncelikle ilgili literatür doğrultusunda madde havuzu oluşturulmuş, kapsam geçerliği için uzman görüşlerine başvurulmuş ve pilot uygulama gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler üzerinde açımlayıcı faktör analizi (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) uygulanarak ölçeğin yapı geçerliği test edilmiştir. Güvenirlik analizleri kapsamında Cronbach alfa katsayıları hesaplanmış, ayrıca bileşik güvenilirlik (CR) ve ortalama açıklanan varyans (AVE) değerleri incelenmiştir. Ölçeğin ayırt ediciliğini belirlemek amacıyla alt-üst %27’lik grup karşılaştırmaları yapılmış, betimsel istatistikler ve demografik değişkenlere göre farklılık analizleri gerçekleştirilmiştir.&#xD;
Bulgular: Araştırma bulguları, sporda irade zayıflığının yalnızca motivasyon eksikliğiyle açıklanamayacağını; öz düzenleme süreçleri, sosyal düzenleme mekanizmaları ve davranışın sürdürülebilirliği ile ilişkili çok boyutlu bir psikolojik yapı olduğunu göstermektedir. Katılımcıların ölçek toplam puan ortalamasının orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Alt boyutlar madde ortalamaları açısından incelendiğinde, en yüksek ortalamanın Öz Düzenleme Direnci, en düşük ortalamanın ise Davranışsal Çözülme boyutunda yer aldığı görülmüştür. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi sonuçları, ölçeğin istatistiksel olarak anlamlı ve kuramsal açıdan tutarlı bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymuştur. Ölçeğin genelinden ve alt boyutlarından elde edilen güvenirlik katsayılarının yüksek düzeyde olduğu, ayrıca ölçek maddelerinin ayırt edicilik güçlerinin yeterli olduğu tespit edilmiştir. Demografik değişkenlere ilişkin analizlerde spor geçmişi ve haftalık antrenman süresine göre sporda irade zayıflığına yönelik tutumlarda anlamlı farklılık bulunduğu; buna karşılık cinsiyet, eğitim durumu ve spor türü değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı belirlenmiştir.&#xD;
Sonuç: Elde edilen bulgular doğrultusunda, Sporda İrade Zayıflığına Yönelik Tutum Ölçeği’nin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları, sporda irade zayıflığının çok boyutlu bir psikolojik yapı olduğunu ve bu yapının özellikle bireyin deneyimi, antrenman sürekliliği ve öz düzenleme süreçleri ile yakından ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bu yönüyle geliştirilen ölçek, sporda irade zayıflığını anlamaya yönelik önemli bir ölçme aracı sunmakta ve spor psikolojisi alanında yapılacak ileri araştırmalar ile uygulamalara katkı sağlayabilecek niteliktedir.</summary>
    <dc:date>2026-06-26T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
  <entry>
    <title>Gelin-Kayınvalide İlişkilerinin Gebelik Yakınmalarına Etkisi</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/5484" />
    <author>
      <name>Şentürk, Ayşe</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/11607/5484</id>
    <updated>2026-06-27T00:00:34Z</updated>
    <published>2026-01-01T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: Gelin-Kayınvalide İlişkilerinin Gebelik Yakınmalarına Etkisi
Authors: Şentürk, Ayşe
Abstract: GELİN KAYINVALİDE İLİŞKİLERİNİN GEBELİK YAKINMALARINA ETKİSİ&#xD;
Şentürk A. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Ebelik&#xD;
Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Aydın, 2026&#xD;
Amaç: Bu tez, gelin–kayınvalide ilişkilerinin gebelik yakınmalarına olan etkisini ortaya&#xD;
koymayı amaçlamakta ve aile içi ilişkilerin, anne adaylarının hem fiziksel hem de psikolojik&#xD;
sağlığı üzerindeki rolünü daha iyi anlamaya katkı sunmayı hedeflemektedir.&#xD;
Gereç ve Yöntem: Çalışma analitik-kesitsel olarak Eylül 2024-Ocak 2026 tarihleri arasında&#xD;
Kuşadası Devlet Hastanesi ve Aydın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde&#xD;
gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın evrenini kadın doğum polikliniklerine başvuran gebeler,&#xD;
örneklemini ise 250 gebe oluşturmuştur (n=250). Veriler araştırmacı tarafından hazırlanan&#xD;
Kişisel Bilgi Formu, Gebelikteki Yakınmalar ve Yaşam Kalitesine Etkisi Ölçeği ve Gelin&#xD;
Kayınvalide İlişki Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; tanımlayıcı&#xD;
istatistikler olarak yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma ve minimum-maksimum değerler&#xD;
verilmiştir. Sayısal verilerin normal dağılıma uygunluğu için Kolmogorov-Smirnov testi&#xD;
uygulanmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda iki grup içeren değişkenler için Mann–Whitney&#xD;
U testi, ikiden fazla grup içeren değişkenler için ise Kruskal–Wallis testi uygulanmıştır. Ölçek&#xD;
puanları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Spearman Korelasyon analizi yapılmıştır.&#xD;
İstatistiksel anlamlılık düzeyi p&lt;0,05 olarak kabul edilmiştir.&#xD;
Bulgular: Araştırmamıza katılan gebelerin yaş ortalaması 28,03±4,95 (min:17, maks:43) olup,&#xD;
%56,8’i 26-34 yaş grubundadır. Gebelerin %43,2’si lise mezunudur. Gebelerin Gelin&#xD;
Kayınvalide İlişki Ölçeği toplam puan ortalaması 147,68±32,98 olup, Olumlu Etkileşim alt&#xD;
boyutundan alınan puan ortalaması 48,44±17,04, Müdahale/Evliliğe Etki alt boyutundan&#xD;
32,75±6,73, Olumsuz Etkileşim alt boyutundan 22,87±5,48, Kocanın Rolü alt boyutundan&#xD;
20,29±5,1, Psikolojik Saldırganlık alt boyutundan 16,84±3,98 ve Kocanın Tarafsızlığı alt&#xD;
boyutundan 6,47±2,65’dir. Gebelerin, Gebelikteki Yakınmalar ve Yaşam Kalitesine Etkisi&#xD;
Ölçeği puan ortalaması 54,75±18,28’dir. Kayınvalidenin sosyo-demografik özellikleri ile&#xD;
Gebelikteki Yakınmalar ve Yaşam Kalitesine Etkisi Ölçeği puan ortalaması arasında anlamlı&#xD;
ix&#xD;
bir ilişki saptanmamıştır. Yapılan Speraman Korelasyon analizi sonucunda Gelin Kayınvalide&#xD;
İlişki Ölçeği toplam puanı ile Gebelikteki Yakınmalar ve Yaşam Kalitesine Etkisi Ölçeği&#xD;
toplam puanı arasında zayıf düzeyde, negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p&lt;0,05).&#xD;
Sonuç: Araştırmamızda gelinlerin kayınvalide ile ilişkilerinin orta-yüksek düzeyde olduğu, orta&#xD;
düzeyde gebelik yakınması yaşadıkları tespit edilmiştir. Gelin-kayınvalide ilişkisi olumlu&#xD;
yönde arttıkça gebelik yakınmalarının azaldığı saptanmıştır.</summary>
    <dc:date>2026-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
</feed>

