<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <title>DSpace Collection:</title>
  <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/1996" />
  <subtitle />
  <id>http://hdl.handle.net/11607/1996</id>
  <updated>2026-04-05T18:45:48Z</updated>
  <dc:date>2026-04-05T18:45:48Z</dc:date>
  <entry>
    <title>Transrektal prostat biyopsisi uygulanan hastalarda norfloksasin ile profilaksi etkinliği</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/2268" />
    <author>
      <name>Öge, Ömer</name>
    </author>
    <author>
      <name>Gemalmaz, Hakan</name>
    </author>
    <author>
      <name>Koçak, İzzet</name>
    </author>
    <author>
      <name>Özeren, Burçin</name>
    </author>
    <author>
      <name>Eyigör, Mete</name>
    </author>
    <author>
      <name>Erol, Haluk</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/11607/2268</id>
    <updated>2016-03-05T01:00:48Z</updated>
    <published>2000-01-01T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: Transrektal prostat biyopsisi uygulanan hastalarda norfloksasin ile profilaksi etkinliği
Authors: Öge, Ömer; Gemalmaz, Hakan; Koçak, İzzet; Özeren, Burçin; Eyigör, Mete; Erol, Haluk
Abstract: Amaç: Transrektal iğne biyopsisi (TRıB) günümüzde prostat kanseri tanısı için standart tanı yöntemidir. Bu&#xD;
işleme bağlı enfektif komplikasyonların olasılığını azaltmak için çeşitli antibiyotik rejimleri kullanılmaktadır.&#xD;
Ancak TRıB profilaksisinde standart bir profilaksi rejimi henüz mevcut değildir.&#xD;
Yöntem: Kliniğimizde TRıB uygulanan 34 olguya işlemden 24 saat önce başlanarak ve 2x400 mg/gün dozunda 1&#xD;
hafta süreyle norfloksasin profilaksisi uygulandı. TRıB sonrasındaki 48. saat ve 7. günde olmak üzere hastaların&#xD;
tümünden iki kez idrar kültürü alındı. Bakteriüri &gt;1x105 koloni / ml olarak, febril atak &gt;38.5 C ye ulaşan ateş&#xD;
olarak kabul edildi.&#xD;
Bulgular: Febril enfeksiyon oranı %3 ve üriner enfeksiyon oranı %3 olarak kaydedilirken, sepsis olgusuna&#xD;
rastlanmadı.&#xD;
Sonuç: TRıB sonrası görülebilecek enfeksiyon komplikasyon oranı küçümsenmeyecek derecededir. Bu gibi&#xD;
enfektif komplikasyonları engellemek amacıyla değişik maliyette ve genellikle parenteral antibiyotik içeren profilaksi&#xD;
rejimleri kullanılmaktadır. Norfloksasin ile işlemden 24 saat önce başlanan ve 1 hafta uygulanan profilaksi bu tip&#xD;
komplikasyonları minimale indirmesi ve düşük maliyeti ile TRıB profilaksisi için iyi bir aday olmaktadır.; Objective: Transrectal needle biopsy is the standard method in the diagnosis of prostate cancer. Various antibiotic&#xD;
regimens have been used to reduce the complication of infection associated with this procedure. However,&#xD;
there is no well-established antibiotic regimen for patients undergoing transrectal biopsy of the prostate.&#xD;
Methods: Thirty-four patients undergoing transrectal biopsies of the prostate received 400 mg of norfloxacin&#xD;
twice a day starting 24 h before biopsy and continued for 1 week. In 48 hours and 7th day after transrectal needle&#xD;
biopsy were provided urine culture. Significant bacteriuria was defined as more than 1x105 colony / mL and febrile&#xD;
attack was accepted as high fever reaching 38.5°C.&#xD;
Results: Each rates of bacteraemia and urinary tract infection were 3%, and no patient developed sepsis.&#xD;
Discussion: The development of infection after transrectal biopsy of prostate is not rare. With the purpose of&#xD;
preventing such complications, intravenous antibiotics in high cost are commonly used. Norfloxacin prophylaxis&#xD;
for 1 week effectively minimizes such complications and it also has a low cost.</summary>
    <dc:date>2000-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
  <entry>
    <title>Kronik obstrüktif akciğer hastalığında serum kompleman ve immünglobülin düzeyleri</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/2267" />
    <author>
      <name>Karadağ, Fisun</name>
    </author>
    <author>
      <name>Polatlı, Mehmet</name>
    </author>
    <author>
      <name>Çildağ, Orhan</name>
    </author>
    <author>
      <name>Aydın, Neriman</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/11607/2267</id>
    <updated>2016-03-05T01:00:47Z</updated>
    <published>2000-01-01T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: Kronik obstrüktif akciğer hastalığında serum kompleman ve immünglobülin düzeyleri
Authors: Karadağ, Fisun; Polatlı, Mehmet; Çildağ, Orhan; Aydın, Neriman
Abstract: Amaç: Bu çalışmanın amacı kronik obstrüktif akciğer hastalığında (KOAH) serum kompleman ve immünglobülin&#xD;
düzeylerini ve bunların KOAH alevlenmesi ile ilişkisini araştırmaktır.&#xD;
Yöntem: Çalışma yaş ortalaması 64±7.59 olan 24 erkek KOAH lı hasta ve 20 sigara içicisi sağlıklı kişiden oluşan&#xD;
kontrol grubu ile gerçekleştirildi. Solunum fonksiyon testleri Amerikan Toraks Derneği (ATS) kriterlerine göre&#xD;
Minato AutoPal kuru spirometre ile yapıldı. Serum kompleman ve immünglobülin düzeyleri nephelometrik&#xD;
teknik ile sabah alınan venöz kan örneğinde çalışıldı. ıstatiksel değerlendirmede  Mann-Whitney  ve  Spearman&#xD;
correlation coefficients  testleri kullanıldı.&#xD;
Bulgular: 38±27.42 paketyılı sigara öyküsü olan olgular klinik ve laboratuvar bulguları ile stabil veya alevlenme&#xD;
döneminde olarak değerlendirildi. Olgularda serum C3 düzeyi 126.18±29.70 mg/dl, C4 düzeyi 29.49±8.98 mg/dl,&#xD;
kontrol grubunda ise sırası ile 125.37±22.22 mg/dl ve 29.12±10.55 mg/dl olarak bulundu. Serum kompleman ve&#xD;
immünglobülin düzeyleri her iki grupta farklılık göstermedi. Stabil ve alevlenme dönemindeki KOAH lı olgularda&#xD;
kompleman düzeylerinde fark saptanmadı. IgG düzeyi ile 1.saniye zorlu ekspirasyon volümü (FEV1) arasında&#xD;
anlamlı negatif korelasyon bulundu (r= -0.4075, p= 0.048).&#xD;
Tartışma: Sonuç olarak, ağır KOAH lı olgularda serum IgG düzeyinin arttığı, bakılan diğer parametreler açısından&#xD;
ise KOAH grubu ile kontrol grubu arasında farklılık olmadığı saptanmıştır. Serum kompleman düzeyi ölçümünün&#xD;
KOAH alevlenmesi göstergesi olarak, ya da hastalığın ağırlık derecesini saptamakta yararlı olmadığını düşünüyoruz.; Aim: The aim of this study is to investigate the serum level of complements and immunoglobulins in chronic&#xD;
obstructive pulmonary disease (COPD) and their correlation with COPD exacerbations.&#xD;
Methods: The study was performed with 24 male COPD patients (mean age 64±7.59) and 20 healthy smokers&#xD;
as the control group. Pulmonary function tests were done with Minato AutoPal dry spirometry according to&#xD;
American Thoracic Society (ATS) criteria. Serum complement and immunglobulin levels were determined with&#xD;
the nephelometric technique in morning venous blood sample. Statistical analyses were performed with  Mann-&#xD;
Whitney  and  Spearman correlation coefficient tests.&#xD;
Results: Patients having 38±27.42 pack-years smoking history were evaluated with clinical and laboratory&#xD;
findings for exacerbation of COPD. Mean serum C3 level was 126.18±29.70 mg/dl and C4 was 29.49±8.98 mg/&#xD;
dl in COPD patients whereas they were 125.37±22.22 mg/dl and 29.12±10.55 mg/dl respectively in the control&#xD;
group. Serum complement and Ig levels were similar in both groups. Complement levels were not different in the&#xD;
stable period and acute exacerbation of COPD. There was significant negative correlation between IgG and forced&#xD;
expiratory volume in one second (FEV1) (r= -0.4075, p= 0.048).&#xD;
Discussion: As a result, while an increased serum IgG level was found in severe COPD patients, there was no&#xD;
difference between COPD and healthy subjects with regards to other study parameters. We conclude that serum&#xD;
complement level is not useful either in determining COPD severity, or as a marker of COPD exacerbation.</summary>
    <dc:date>2000-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
  <entry>
    <title>Aydın'da zamanında ve prematüre doğan bebeklerin ağırlık, boy, baş çevresi ölçümleri ve ponderal indeksleri</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/2266" />
    <author>
      <name>Türkmen, Münevver</name>
    </author>
    <author>
      <name>Aydoğan, Ferrin</name>
    </author>
    <author>
      <name>İnan, Gülten</name>
    </author>
    <author>
      <name>Sönmez, Ferah</name>
    </author>
    <author>
      <name>Öztürk, Ali</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/11607/2266</id>
    <updated>2016-03-05T01:00:47Z</updated>
    <published>2000-01-01T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: Aydın'da zamanında ve prematüre doğan bebeklerin ağırlık, boy, baş çevresi ölçümleri ve ponderal indeksleri
Authors: Türkmen, Münevver; Aydoğan, Ferrin; İnan, Gülten; Sönmez, Ferah; Öztürk, Ali
Abstract: Amaç:Çocukların ağırlık, boy ve baş çevrelerinin ölçümleri büyümenin izlenmesi ve beslenme durumlarını göstermesi&#xD;
açısından doğumdan başlayarak uygulanan yararlı bir yöntemdir. Bu çalışmada bebeklerin doğum ağırlığı, boy&#xD;
uzunluğu ve baş çevresinin saptanması, persentil tablosunun oluşturulması, gerek term gerekse preterm bebeklerin&#xD;
fetal malnütrisyon sıklığının belirlenmesi amaçlanmıştır.&#xD;
Gereç ve Yöntem:Çalışma 30 Kasım 1998 ile 30 Eylül 1999 tarihleri arasında Aydın Doğum Evi nde ve Adnan&#xD;
Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Doğum Kliniği nde doğan 1060 bebek üzerinde yapılmıştır.&#xD;
Bulgular:Bu bebeklerin %48 i kız, %52 si erkek, %89 u term, %11 i pretermdi. Ağırlık, boy, baş çevresi ve&#xD;
ponderal indeks için aritmetik ortalama ±standart sapma (SD) term bebeklerde sırasıyla 3316±446 gr, 49.9±1.7&#xD;
cm, 34.6±2.4 cm ve 2.66±0.28; preterm bebeklerde ise 2370±522 gr, 45.8±5.5 cm, 32.4±2.4 cm, 2.44±0.36&#xD;
bulundu. Term bebeklerde ortalama ağırlık, boy, baş çevresi değerleri erkeklerde kızlara göre fazla bulundu&#xD;
(sırasıyla p&lt;0.05, p&lt;0.01, p&lt;0.001).&#xD;
Term bebeklerin %14.4 ünde, preterm bebeklerin %10.8 inde fetal malnütrisyon tespit edildi.&#xD;
Sonuç:Bu sonuçların, bebeklerin intrauterin beslenme durumu açısından bölgemizin genel özelliklerini yansıttığı&#xD;
kanısındayız.; Aims: The aim of this study was to demonstrate the birth weight, height, head circumference and ponderal index&#xD;
of full term and preterm infants born in Aydýn.&#xD;
Methods:This study was performed on 554 male and 506 female infants who were born at the Aydýn Maternity&#xD;
Hospital and the Department of Gynecology and Obstetrics, Adnan Menderes University, Faculty of Medicine&#xD;
between November 1998 and September 1999. Nine hundred forty five of these infants were full-term, 115 were&#xD;
preterm.&#xD;
Results:The arithmetic means±standard deviation (SD) of weight, height, head circumference and ponderal&#xD;
index was found to be 3316±446 gr, 49.9±1.7 cm, 34.6±2.4 cm and 2.66±0.28 , respectively, for the term babies,&#xD;
and 2370±522 gr, 45.8±5.5 cm, 32.4±2.4 cm, 2.44±0.36, respectively, for the preterm babies.&#xD;
Conclusion:The mean birth weight, height, head circumference and ponderal index of males were higher than&#xD;
those of females in full term infants (p&lt;0.05, p&lt;0.01, p&lt;0.001, respectively). According to the ponderal index&#xD;
evaluation, 14.4% of the full-term infants and 10.8% of the preterm infants were in fetal malnutrition group.</summary>
    <dc:date>2000-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
  <entry>
    <title>Kan kardiyoplejisine diltiazem eklenmesinin miyokard korunmasındaki yeri</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/2265" />
    <author>
      <name>Çümen, Bülent</name>
    </author>
    <author>
      <name>Dişçigil, Berent</name>
    </author>
    <author>
      <name>Badak, İsmail</name>
    </author>
    <author>
      <name>Gürcün, Uğur</name>
    </author>
    <author>
      <name>Boğa, Mehmet</name>
    </author>
    <author>
      <name>Özkısacık, Erdem Ali</name>
    </author>
    <author>
      <name>Özbaran, Mustafa</name>
    </author>
    <author>
      <name>Buket, Suat</name>
    </author>
    <author>
      <name>Bilkay, Önol</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/11607/2265</id>
    <updated>2016-03-05T01:00:47Z</updated>
    <published>2000-01-01T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: Kan kardiyoplejisine diltiazem eklenmesinin miyokard korunmasındaki yeri
Authors: Çümen, Bülent; Dişçigil, Berent; Badak, İsmail; Gürcün, Uğur; Boğa, Mehmet; Özkısacık, Erdem Ali; Özbaran, Mustafa; Buket, Suat; Bilkay, Önol
Abstract: Amaç: Bu çalıışmanın amacı Ca++ antagonisti olan diltiazemin kardiyoplejik solüsyona eklenmesinin myokard&#xD;
korunmasındaki etkilerinin araıştırılmasıdır.&#xD;
Yöntem: Aortakoroner bypass operasyonu uygulanan 30 elektif hasta, kontrol ve çalıışma grubu olarak 15 er&#xD;
kiışilik 2 gruba ayrıldı. Kontrol grubunda yaış ortalaması (56.8±10.11), çalıışma grubunda ise (60.20±10.44) idi.&#xD;
Her iki grup arasında koroner lezyon, X- klemp, Kardiyopulmoner bypass (CPB) süreleri açısından fark&#xD;
saptanmadı. Kardiyopleji iki gruba da antegrad yoldan verildi. Hemodinamik ölçümler ve enzim tayinleri CPB&#xD;
öncesi ve sonrasında ayrı ayrı değerlendirildi.&#xD;
Bulgular: Kardiyoplejik solüsyona eklenen diltiazem ile hemodinamik parametrelerden CO ve CI deki 1. ve 6.&#xD;
saatlerdeki düışük bulundu(p&lt;0,05).Buna rağmen, stroke volüm indeks ve sol ventriküler stroke work indeks de&#xD;
değiışiklik saptanmadı. CPK-MB düzeylerinde 6.- 12. ve 24. saatlerde diltiazem verilen grupta anlamlı düışme&#xD;
saptanmııştır(p&lt;0,05). ıki grup arasında hastaların hemodinamisinde klinik olarak fark gözlenmemiıştir.&#xD;
Sonuç: Bu bulgular, kardiyoplejik solüsyona eklenen diltiazem ile hemodinamik parametrelerde bozulma olmadığı&#xD;
ve CPK-MB düzeylerinde anlamlı düışme saptanmıış olması, kalsiyum antagonistlerinden diltiazemin kardiyoplejik&#xD;
solüsyona eklenmesinin miyokardial koruma ve reperfüzyon hasarını önlemede önemli katkısı bulunduğunu&#xD;
göstermektedir.; Objective: The aim of this prospective study was to demonstrate the effect of diltiazem, a calcium channel&#xD;
blocker, as an additive to cardioplegic solution in myocardial protection.&#xD;
Methods: Thirty patients who underwent coronary artery bypass grafting on an elective basis were divided into&#xD;
two groups: control group and diltiazem group (n=15, each). Diltiazem was added to the blood cardioplegic&#xD;
solution in the diltiazem group. Mean age was 56.8+10.11 years in the control group and 60.20+10.44 in the&#xD;
diltiazem group. There was no difference in the extent of coronary artery disease, cross-clamp time, cardiopulmonary&#xD;
bypass (CPB) time between the two groups. Cardioplegic solution was delivered antegradely. Hemodynamics&#xD;
and blood enzyme levels were measured before and following CPB.&#xD;
Results: In the diltiazem group, cardiac output and cardiac index was found to be lower in postoperative 1st and&#xD;
6th hours (p&lt;0.05). However, there was no difference in stroke volume index and left ventricular stroke work&#xD;
index values. Blood creatine kinase MB (CK-MB) isoenzyme levels were found to be lower in the diltiazem&#xD;
group in 6th, 12th, and 24th hours postoperatively (p&lt;0.05). Patient hemodynamics did not differ clinically in&#xD;
either group.&#xD;
Conclusion: These results demonstrate the beneficial effects of diltiazem addition to blood cardioplegic solution&#xD;
on myocardial protection as evidenced by lower levels of CK-MB in the postoperative period.</summary>
    <dc:date>2000-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
</feed>

