<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <title>DSpace Collection:</title>
  <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/1984" />
  <subtitle />
  <id>http://hdl.handle.net/11607/1984</id>
  <updated>2026-04-23T03:48:07Z</updated>
  <dc:date>2026-04-23T03:48:07Z</dc:date>
  <entry>
    <title>Çocuklarda üriner sistem taş hastalığı</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/2191" />
    <author>
      <name>Akil, İpek</name>
    </author>
    <author>
      <name>Egemen, Ayten</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/11607/2191</id>
    <updated>2016-03-02T01:00:48Z</updated>
    <published>2004-01-01T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: Çocuklarda üriner sistem taş hastalığı
Authors: Akil, İpek; Egemen, Ayten
Abstract: Pediatric stone disease is a frequently underestimated entity that can present unique problems in its management.&#xD;
Children can present with stones at any age (premature newborn to teenager). Urolithiasis stems from various&#xD;
renal, urologic, endocrine and metabolic disorders. The physical examination in children with urolithiasis is&#xD;
influenced by several factors like age, pain, infection, and underlying process producing the stone and size,&#xD;
localization and passage of the stone. It should be the first step to investigate metabolic disorders (e. g.&#xD;
Hypercalciuria, hyperuricosuria, cystinuria, renal tubular acidosis, xanthinuria, and primary hyperoxaluria) and&#xD;
recurrent urinary tract infection in countries with a particularly high ratio urolithiasis like Turkey. Preventive&#xD;
approach to new stone formation requires a combination of medication, large fluid intake, and some dietary&#xD;
restrictions.; Üriner sistem taş hastalığı, çocuklarda çoğunlukla gerçek sıklığından daha az tanı konulan ve önemli&#xD;
komplikasyonlara yol açabilen bir hastalıktır. Çocuklukta, prematüre bir yenidoğandan adolesana kadar her&#xD;
dönemde üriner sistem taşı görülebilir. Taşlar renal, ürolojik, endokrin veya metabolik hastalığa bağlı olarak&#xD;
oluşabilir. Klinik bulgular, hastanın yaşı, taşın büyüklüğü, yeri, tıkanıklığa yol açıp açmaması, taşın yer&#xD;
değiştirmesi, enfeksiyon varlığı ve altta yatan hastalığın bulguları ile ilişkilidir. Türkiye gibi taş hastalığının&#xD;
yaygın olduğu ülkelerde, tedavi ve izlemde ilk adım hiperkalsiüri, hiperürikozüri, sistinüri, renal tübüler asidoz,&#xD;
ksantinüri, primer hiperokzalüri gibi taşa neden olan metabolik bozukluklar ve enfeksiyonun araştırılmasıdır.&#xD;
Yeni taş oluşumunun önlenmesi tıbbi tedavi, diyet ve sıvı alımını içeren koruyucu önlemlerin alınması ile&#xD;
mümkündür.</summary>
    <dc:date>2004-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
  <entry>
    <title>Geç gelişimli travmatik intraserebral hematom: olgu sunumu</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/2190" />
    <author>
      <name>Yaycıoğlu, Soner</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/11607/2190</id>
    <updated>2016-03-02T01:00:48Z</updated>
    <published>2004-01-01T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: Geç gelişimli travmatik intraserebral hematom: olgu sunumu
Authors: Yaycıoğlu, Soner
Abstract: Geç gelişen travmatik kafa içi hematomlar, bilgisayarlı tomografinin gelişimi ile daha sık tanınmaya başlamış ve&#xD;
kafa travmalı hastalarda önemli mortalite ve morbidite nedeni olarak karşımıza çıkmıştır.Burada geç gelişimli&#xD;
travmatik intraserebral kanamalı bir olgu sonuçları ile tartışılmıştır.; Delayed traumatic intracranial hematomas have been increasingly recognized since the advent of computerized&#xD;
tomography scanning and can be a significant source of morbidity and mortality in head-injured patients. Here a&#xD;
case with delayed traumatic intracerebral hemorrhage is discussed with its results.</summary>
    <dc:date>2004-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
  <entry>
    <title>İyatrojenik hipoparatiroidi'ye sekonder gelişen yaygın intrakraniyal kalsifikasyonlar</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/2189" />
    <author>
      <name>Dayanır, Yelda Özsunar</name>
    </author>
    <author>
      <name>Ünsal, Alparslan</name>
    </author>
    <author>
      <name>Köseoğlu, Kutsi</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/11607/2189</id>
    <updated>2016-03-09T14:09:50Z</updated>
    <published>2004-01-01T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: İyatrojenik hipoparatiroidi'ye sekonder gelişen yaygın intrakraniyal kalsifikasyonlar
Authors: Dayanır, Yelda Özsunar; Ünsal, Alparslan; Köseoğlu, Kutsi
Abstract: Hipoparatiroidi, bazal ganglion kalsifikasyonları ile seyredebilir.Ancak subkortikal beyaz cevhere kadar uzanım&#xD;
gösteren yaygın intraserebral kalsifikasyonlar, hipoparatroidide nadir görülen bir tablodur. Bu olguda, etiyolojisi&#xD;
bilinmeyen epileptik nöbetler nedeniyle takip edilen 20 yaşındaki bayan hastada bilgisayarlı tomografi (BT)'de&#xD;
yaygın parankimal kalsifikasyonlar bulundu. BT bulguları ışığında hastaya iyatrojenik hipoparatiroidi tanısı&#xD;
kondu. Radyolojik bulgular tartışılarak, intraserebral kalsifikasyonların ayırıcı tanısı gözden geçirildi; Hypoparatyroidsm can be associated with calcification of basal ganglia. Extensive intracerebral calcification&#xD;
extending into subcortical white matter, is however rarely seen in h .A20-year-old female who&#xD;
presented with unexplained seizures underwent computerized tomography (CT) examination. CT showed&#xD;
extensive paranchymal calcification, which lead to a diagnosis of iatrogenic hypoparathyroidism. The&#xD;
radiological findings and differential diagnosis of intracerebral calcifications were discussed.</summary>
    <dc:date>2004-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
  <entry>
    <title>Sol sinüs valsalvadan çıkan sağ koroner arter anomalisi (olgu sunumu)</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/2188" />
    <author>
      <name>Onbaşılı, Alper</name>
    </author>
    <author>
      <name>Tekten, Tarkan</name>
    </author>
    <author>
      <name>Ceyhan, Ceyhun</name>
    </author>
    <author>
      <name>Kaya, Murat</name>
    </author>
    <author>
      <name>Bayrak, İlker</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/11607/2188</id>
    <updated>2016-03-02T01:00:50Z</updated>
    <published>2004-01-01T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: Sol sinüs valsalvadan çıkan sağ koroner arter anomalisi (olgu sunumu)
Authors: Onbaşılı, Alper; Tekten, Tarkan; Ceyhan, Ceyhun; Kaya, Murat; Bayrak, İlker
Abstract: We present a patient who had the right coronary artery arising from left sinus of valsalva which is a very&#xD;
rare congenital anomaly and may cause myocardial infarction and sudden death. The relevant literature is also&#xD;
reviewed.&#xD;
A 55 year-old woman was hospitalized due to acute coronary syndrome. Coronary angiographic&#xD;
examination revealed a right coronary artery arising from left sinus of valsalva which was totally occluded at the&#xD;
proximal part of vessel.&#xD;
Anomalous origin of right coronary artery from the left sinus of valsalva is a rare and malignant&#xD;
anomaly which can lead to myocardial infarction.; Bu yazıda nadir görülen, miyokard infarktüsü ve ani ölüme yol açabilen bir konjenital anomali olan sağ&#xD;
 koroner arterin sol sinüs valsalvadan çıktığı bir olgu sunulmuş ve literatür gözden geçirilmiştir.&#xD;
 Akut koroner sendrom tanısıyla yatırılan 55 yaşındaki bayan hastaya uygulanan koroner anjiografide, sağ&#xD;
 koroner arterin sol sinüs valsalvadan ayrı bir ostiumla çıktığı ve proximal kısımda %100 tıkalı olduğu tespit&#xD;
 edildi.&#xD;
 Nadir görülen bir anomali olan sağ koroner arterin sol sinüs valsalvadan çıkışı, akut miyokard&#xD;
 infarktüsüne yol açabilen malign bir anomalidir.</summary>
    <dc:date>2004-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
</feed>

