<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <title>DSpace Collection:</title>
  <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/1981" />
  <subtitle />
  <id>http://hdl.handle.net/11607/1981</id>
  <updated>2026-04-21T04:27:19Z</updated>
  <dc:date>2026-04-21T04:27:19Z</dc:date>
  <entry>
    <title>Subklavian çalma sendromu: bir olgu sunumu</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/2085" />
    <author>
      <name>Biçerol, Banu</name>
    </author>
    <author>
      <name>Köseoğlu, Kutsi</name>
    </author>
    <author>
      <name>Özkul, Ayça</name>
    </author>
    <author>
      <name>Kıylıoğlu, Nefati</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/11607/2085</id>
    <updated>2016-02-26T01:01:13Z</updated>
    <published>2005-01-01T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: Subklavian çalma sendromu: bir olgu sunumu
Authors: Biçerol, Banu; Köseoğlu, Kutsi; Özkul, Ayça; Kıylıoğlu, Nefati
Abstract: Subklavian çalma sendromu, özellikle kolun hareketiyle vertebrobaziler sistem yetmezlik belirtilerinin ortaya&#xD;
çıktıgı nadir bir sendromdur.Bu nedenle subklavian çalma sendromu tespit edilen olgu sunulmustur.; Subclavian steal syndrome is a rare syndrome with vertebrobasillar system insufficiency symptoms aggrevated&#xD;
especially with arm movements.We present a patient with this syndrome.</summary>
    <dc:date>2005-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
  <entry>
    <title>Kronik öksürük tanı ve tedavi yaklaşımı</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/2083" />
    <author>
      <name>Çildağ, Orhan</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/11607/2083</id>
    <updated>2016-02-26T01:01:13Z</updated>
    <published>2005-01-01T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: Kronik öksürük tanı ve tedavi yaklaşımı
Authors: Çildağ, Orhan
Abstract: Kronik öksürük, üç haftadan daha uzun süren, inatçı, kisileri rahatsız eden, tanı ve tedavide problem olan bir&#xD;
semptomdur. Son yıllarda öksürük mekanizması anlasılmaya baslanmıs ve anatomik tanısal yaklasımla tanı ve&#xD;
tedavisi daha basarılı hale gelmistir.&#xD;
Bu makalede, literatür gözden geçirilerek, kronik öksürüklü bir hastaya pratik yaklasımda gerekli olan bilgilerin&#xD;
verilmesi amaçlanmıstır.; Chronic cough-cough lasting more than three weeks-is a persistent, disturbing symptom which is a diagnostic and&#xD;
therapeutic problem. Recently, the mechanism of cough was explained and diagnosis and treatment became more&#xD;
successful by anatomic diagnostic approach.&#xD;
The aim of this manuscript is to give the necessary information for practical approach to a patient with chronic&#xD;
cough, by reviewing the literature.</summary>
    <dc:date>2005-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
  <entry>
    <title>Safra kesesi polipleri: 33 olgunun retrospektifanalizi</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/2081" />
    <author>
      <name>Yıldırım, Mehmet</name>
    </author>
    <author>
      <name>Erkan, Nazif</name>
    </author>
    <author>
      <name>Yakan, Savaş</name>
    </author>
    <author>
      <name>Boz, Alper</name>
    </author>
    <author>
      <name>Vardar, Enver</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/11607/2081</id>
    <updated>2016-02-26T01:01:03Z</updated>
    <published>2005-01-01T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: Safra kesesi polipleri: 33 olgunun retrospektifanalizi
Authors: Yıldırım, Mehmet; Erkan, Nazif; Yakan, Savaş; Boz, Alper; Vardar, Enver
Abstract: Amaç: Safra kesesi polipleri , safra kesesi mukozasından köken alan lezyonlardır. Bu çalısmada, klinigimizde&#xD;
preoperatif safra kesesi polibi tanısı alarak cerrahi girisim uygulanan olgular patolojik tanıları ile tartısılmakta ve&#xD;
cerrahi endikasyon koyduracak kriterlerin tanımlanması amaçlanmaktadır.&#xD;
Materyal-Metod: Klinigimizde Ocak 1995 ile Haziran 2003 tarihleri arasında preopeeratif safra kesesi polibi&#xD;
tanısı alan olgular demografik özellikleri, klinik ve abdominal ultrasonografi bulguları, yapılan cerrahi tedavi,&#xD;
histopatolojik tanıları, morbidite ve mortalite açısından retrospektif olarak degerlendirildi.&#xD;
Bulgular: Kolesistektomi yapılan 1420 olgunun otuzüçü de (%2,3) preoperatif safra kesesi polibi tanısı&#xD;
almıstır. Karın agrısı en sık rastlanılan semptom idi.Tüm olgulara abdominal ultrasonografi ile tanı konulmus&#xD;
olup görüntülemede, 3 olguda sesil, 30 olguda ise pediküllü polip bulunurken, 7 olguda ek olarak kolelithiasis&#xD;
saptandı. Tedavide 8 olguda laparoskopik, 25 olguda ise açık olarak kolesistektomi yapıldı. Histopatolojik&#xD;
incelemede ; 16 olguda sadece kolelithiasis ve kronik kolesistit, 14 olguda kolesterol polibi, 2 olguda adenomatöz&#xD;
polip, 1 olguda ise adenokarsinom saptandı.&#xD;
Sonuç: Safra kesesi poliplerinde cerrahi tedavi, tüm semptomatik, beraberinde kolelitiasis olan, polip boyutu 10&#xD;
mmgeçen ve ultrasonografik olarak malignite riski tasıyan olgularda yapılmalıdır.; Aim: The nature of polypoid lesions of the gallbladder is difficult to define before operation, and surgical indications still remain controversial. The aim of this study was to identfy surgical indications for polypoid lesion of the gallbladder with regarding their ultrasonographic histopathological findings and indications.&#xD;
Material-Methods: Between 1995 and June 2003, the patients with preoperative diagnosis of gallbladder polyp were evaluated retrospectively according to their demographic findings, clinical symptoms, abdominal ultrasonography results, surgical treatment and pathology .&#xD;
Results: The incidence of preoperative gallbladder polyp diagnosis was 2,3% (33/1420) in cholecystectomized patients. The most common symptom was abdominal pain. In abdominal ultrasonography used for diagnosis in all patient, the polyps were sessile in 3 cases and pedunculated in 30 cases. Also cholelithiasis was coexist with polyp in 7 cases ultrasonographically. Cholecystectomy was made laparoscopically in 8 patients and others were with open technique. In histopathological assesment, the results were as only cholelithiasis and chronic cholecystitis / 16 cases, cholesterol polyp / 14 cases, adenoma / 2 cases and adenocarcinoma / 1 case.&#xD;
Conclusion: Surgery is the choice of treatment in all symptomatic patients and the cases having polyps with a size of greater than 10 mm as well as the cases carrying malignant features ultrasonographically.</summary>
    <dc:date>2005-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
  <entry>
    <title>K-3 vitamininin sıçan glioma (C6) ve insan glioblastomamultiforme hücre çoğalmasına invitro etkileri</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/11607/2079" />
    <author>
      <name>Öztopçu, Pınar</name>
    </author>
    <author>
      <name>Kabadere, Selda</name>
    </author>
    <author>
      <name>Uyar, Ruhi</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/11607/2079</id>
    <updated>2016-02-26T01:00:46Z</updated>
    <published>2005-01-01T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: K-3 vitamininin sıçan glioma (C6) ve insan glioblastomamultiforme hücre çoğalmasına invitro etkileri
Authors: Öztopçu, Pınar; Kabadere, Selda; Uyar, Ruhi
Abstract: Amaç: Glioblastoma multiforme beyin dokusu içerisine hızla yayılan ve onu yıkıma ugratan, sinir sisteminde&#xD;
görülme sıklıgı yüksek oldukça tehlikeli bir tümör çesididir. K-3 vitamininin çesitli kanser hücre dizileri üzerinde&#xD;
hücre çogalmasını baskılayıcı etkisi oldugu bildirilmektedir. Çalısmamızda K-3 vitamininin, sıçan glioma (C6)&#xD;
ve insan glioblastoma multiforme hücrelerinin çogalması üzerindeki baskılayıcı etkilerini karsılastırarak&#xD;
belirlemeyi amaçladık.&#xD;
Yöntem: K-3 vitamininin 1, 10, 25, 50, 75 ve 100 M dozlarının hücre çogalması üzerindeki etkilerini, besi&#xD;
ortamına ilave edildikten 24 saat sonra 3-(4,5-dimethylthiazol-2-yl)-2,5-diphenyltetrazolium bromide (MTT)&#xD;
yöntemi ile belirledik. Sonuçların istatistiksel degerlendirmesini tek yönlü varyans analizi ardından, Tukey'in&#xD;
çoklu karsılastırma yöntemi ile yaptık.&#xD;
Bulgular: C6 ve insan glioblastoma multiforme hücre dizileri üzerinde K-3 vitamininin belirlenen dozlarının&#xD;
hücre yasam oranı üzerindeki etkilerini belirledik. Hücrelerin çogalmasını%50 oranında baskılayan doz olarak&#xD;
bilinen IC degerlerini C6 hücreleri için 41 M, glioblastoma multiforme hücreleri için 24 ve 23 M olarak&#xD;
belirledik.&#xD;
Sonuçlar: Çalısmamızda, K-3 vitamininin hem C6 hem de insan glioblastoma hücreleri üzerinde düsük dozlarda&#xD;
antiproliferatif etkisi oldugu sonucuna vardık. Bulgularımızın, K-3 vitamini ve glioblastoma multiforme&#xD;
üzerinde yapılacak baska in vitro ve in vivo çalısmalara ısık tutacagına inanmaktayız.; Objectives: Glioblastoma multiforme is characterized as a highly invasive and rapidly growing astrocytoma. Previous studies have reported that vitamin K-3 inhibits cell growth of many types of malignant tumor cell lines. In this study we aimed to investigate the possible inhibitory effect of vitamin K-3 on rat glioma (C6) and human glioblastoma multiforme cells.&#xD;
Method:The cells were exposed to 1, 10, 25, 50, 75 and 100 M of vitamin K-3 for 24 hours. Cell viability was estimated by 3-(4,5-dimethylthiazol-2-yl)-2,5-diphenyltetrazolium bromide (MTT) assay. For statistical analysis one-way ANOVA test and then Tukey's multiple comparison test were used.&#xD;
Results: The IC50 values of vitamin K-3 were calculated as 41 M for C6, and 24 M and 23 M for human glioblastoma multiforme cells.&#xD;
Conclusion: We have found that at low concentrations vitamin K-3 has an antiproliferative effect on both C6 and human glioma cells. We believe that all these findings should contribute to other in vitro or in vivo studies on vitamin K-3 and glioblastoma multiforme cells.</summary>
    <dc:date>2005-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
</feed>

